4 Kasım 2019 Pazartesi

Paçanga Sıcakları Üzerine..

Şimdi bu pastırma yazı filan gelecek diyolar ya meistercanım,biliyosun pastırma yemem,kokar.
Sarımsak,soğan filan da sevmem çünkü onlar da kokar,kokudan hiç haz etmem..Yemedim ve  de yedirmedim,ısrar edenin ağzına ekmek tahtasıyla vurdum hiç çekinmedim.
Neyse gelelim sıcaklara..Zaten küresel ısınmadan mütevellit  adam gibi bi kış yaşayamıyoruz senelerdir.Gardrop desen orada da kafalar karışık; yazlıkları kaldırıyoruz,edep yerlerimizi örtüyoz,hop güneş açıyo,haydi bi daha soyun..Zabağan zoğuğunda montla atıyoz kendimizi sokağa,sonra noluyo; bi güneş açıyo, elimizde kalıyo..Wallahi bıktık..
Gelmesin pastırma yazı filan kardeşim,kafalar karışıyo.sonra..Kış iyidir...Kışı sevelim..

Winterly Yours 

31 Ekim 2019 Perşembe

Knock knock

Şş nabıyonuz len meistercanlar..
Wallahi üşendiğimden yazamadım şuraya iki satır..iki yıldır..
Şu anda da çok üşeniyom cümleyi tamamlamaya..Neyse bi bakıp çıkayım bu vesileyle de Halloween'ini kutlayayım dedim,malum vergisini veren,kiliseye giden her Amerikalı gibi biz de  kutluyoruz sonuçta..Gerçi nerede o eski Halloweenler değil mi? Şekerlerin bile tadı kalmadı..
Hadi sen keyfine bak meistercanım,şimdi kasabanın çocukları şeker toplamaya gelir kapıya,bekletmeyeyim..
Öpering..

27 Kasım 2017 Pazartesi

Hastane Güncesi

Yine bir narkoz macerasıyla daha beraberiz meistercanım.Bu sefer ev halkı dışında ameliyathane personeli de ağzının payını aldı.Biliyosun narkoz sonrası kralı gelse tanımam,bende asabiyet yapıyo..Sağında solunda dikişlerle  yarı çıplak odaya getirildiğinde  sanki dağıtım iznine gelen asker sevinci yaşanması da çok manasız..Durun bi ayaklanayım önce sonra sevinin  ..
 “Ben ameliyat oldum 10 kg verdim” “Ay amelıyattan sonra insan zaten kilo veriyo bak ben 52 bedendim hala 52 bedenim ama gazdan o gazdan” Çohafedersin bi skim verildiği yok 5 gün oldu hala aynı kilodayım hala sıfır bedene inemedim düşünebilyooğğmusuuun...Doktorun çıkardığı 5 gramlık taşı saymazsak henüz bişey eksilmedi gramaj olarak.
Sadede gelelim  “ee ne yiyoruz doktor?”
“Süpriiiz bugün  de yemek su yok, fekat yarın sabah normal kahvaltını edebilirsin..” 
Neöy kompostoda mı yok??Hep veriyodunuz?Kırbaçlasaydın bi de aq..Ağşamdan beri aç susuzum  saat aksamustu 5 olmuş .!!wat dı fak ar yu duing daktır???
Bi de hala gülüyon cık cık cık..Neyse  sabahki mükellef  kahvaltıya kadar uyuyayım bari..
Çıkın ulan odadan!


lokasyon: Annemgiller


13 Kasım 2017 Pazartesi

Zenginler de Ağlar

Hellöööv meisterspor naber?Milli ara olunca biraz yazayım dedim..Milli demişken Milli Takım dökülüyor izınt it?Bu ağşam da 3-2 yenildik Arnavutlara  (2-3 mü diyoduk yoksa?) Neyse bu kadar futbol yeter..

İstanbullu Gelin izliyoruz değil mi?Tabi belgesel ve netflix izlediğinden şüphem yok ama gizli gizli de olsa izliyosundur sen meisterım.Yoksa cuma akşamları daha ne iyi ne yapılabilir ki?
Favorim tabi ki Esma the Kaynanaspor.Hem sinir bozucu,hem komik.Değişime ve gelişime açık bir kadın..Bi yemek teklifiyle döpiyesten smart casuala geçiş yaptı sittin sene sonra.Fevri ama hatırşinas..Çemkirdi memkirdi  ama bak 40 sene saklamış adamın tahtadan oyduğu kıytırık atı..(At gibisin manasında mı verdiydi Esma’ya onu  ecebağ?who knows...)
İstanbullu gelinin paçozluğundan gına geldi,100 yıllık köşkte oturuyon hala evde pandufla,hırkayla dolaşıyon.Gayrimenkule saygı hiç kalmamış..O saçlar bi kuaför görmedi 2 sezondur,bakımsızlıktan artık kafana yapışmış.Hiç mi Ziyagil yalısı izlemedin a güzel kızım,evin hizmetçisi Katya bile senden şıktı uyurken.Eltingile bak gebe haliyle hala babet boyumu kısa gösteriyo derdinde.

Eyyorlamam  bu kadar..Cuma  yeni bölümden sonra to be continiued..
Başka bi arzınız?


11 Kasım 2017 Cumartesi

Ben Her 10 Kasım İçerim..Sevim Koş!

-alıntıdır-

Tekirdağ Rakısının sırrını bilir misiniz?
Birden hocanın sorusunu duyunca herkes şaşırdı.
Üniversitede, üretim yönetimi dersindeydik.
Konu 6 Sigma.
Dersin ortasındayız ve hepimizin içi bayılmış.
Ama rakı lafını duyunca bir anda uyandık ve herkes rakı hakkında bilgisini konuşturmaya başladı.
Biri “Yaş üzüm” diye atıldı.
Kimi “Tekirdağ’ın havasından” dedi.
Öteki “artezyen suyundan” dedi.
Bense “Tekirdağ Rakısı” nedir bilmediğim için ağzımı bile açmadım.
En sonunda hoca herkesi susturup anlatmaya başladı:
‘Tekirdağ rakı fabrikasına zamanında yeni bir müdür atanmış.
Müdür daha fabrikaya gelmeden, ne kadar suratsız bir adam olduğuna dair söylentiler ulaşmış.
Herkes yeni müdürün ne kadar geçimsiz, ne kadar sinirli bir adam olduğunu konuşur olmuş.
Müdür gelince ilk iş, tüm yönetim takımını toplanmış fabrikayı gezmeye başlamış.
Müdür gezerken tek bir laf bile etmemiş. Ama asık olan suratı asıldıkça asılmış.
Böylece söylentilerin doğru olduğu anlaşılmış.
Gezinin sonunda yeni yetme bir mühendis:
-Beğendiniz mi efendim? diye sorma gafletinde bulunmuş.
Müdür önce sert bir bakış atıp
-Ben bu fabrikanın nesini beğeneyim? diye kükremiş.
Mühendis iki büklüm olmuş, sorduğuna soracağına pişman, sinmiş bir köşeye. Müdür buna daha da sinirlenmiş. Yanında artık varil mi, paket mi ne varsa tekme atıp devirmiş. Herkes korkmuş şaşırmış, kimseden ses çıkmamış.
Neyse ki müdür yardımcıları aklı selim adamlarmış. Ertesi gün kendi aralarında toplanıp“Fabrikayı nasıl düzeltiriz” diye plan yapm aya başlamışlar. Gördükleri her eksiği tamamlamışlar.
Birkaç ay içerisinde fabrika iki katı verimle şekilde çalışır hale getirmişler.
Sonunda müdürün yanına çıkıp “Gelin fabrikayı bir daha gezelim” demişler.
Bu sefer tüm birimler çok düzgün çalışıyor, hiç bir yerde sorun yok. Herkes pür dikkat görev başında.
Ama yeni müdür rahat durmamış. Paketleme yapılan alana gelince durmuş.
Paketlerden birini açıp, içinden bir rakı şişesi çıkarmış.
Kapağını açıp koklamış, koklayınca yüzünü ekşitip, rakıyı yere dökmeye başlamış.
Tüm amirler, usta başları, işçiler şok.
-Efendim neyi beğenmediniz? diye soracak olmuşlar.
-Bu rakının beğenilecek nesi var? diye kükremiş müdür.
Herkes sus pus.
Ertesi gün yine tüm fabrika panik. Müdür yardımcıları yine toplanmış, çağırmışlar usta başlarını sormuşlar
“Rakıyı nasıl iyileştiririz?” diye.
Biri demiş “Şebeke suyu kullanmayalım. Kloru fazla.”
Öbürü demiş “Anasonu çok keskin.”
Bir başkası demiş “Yaş üzüm kullanalım.”
Aylar boyu uğraşıp rakıyı yenilemişler. Yine müdürü alıp tekrar fabrikayı gezdirip yaptıkları yeniliklerden bahsetmişler. Paketleme yapılan yere gelince durup, bir rakı açıp ikram etmişler. Müdür durmuş. Önce şişeyi alıp evirip çevirmiş. Sonra sunulan bardağı alıp biraz içmiş. Tabi o içerken herkes pür dikkat bakıyor, ne diyeceğini merak ediyormuş. Sonunda yine yapacağını yapmış “Bu rakının nesi güzel?” diye bağırıp, elindeki şişeyi yere boşaltmaya başlamış.
Birden yaşlı bir usta başı dayanamayıp “Döktürmem ben sana rakımı” diye atlamış.
Müdürün elinden kapmış şişeyi.
Herkes şaşkın bakarken de usta başı, “Ne demek nesi güzel. Sen rakıdan anlamıyor musun?” diye bağırmış.
Etraftakiler bir yandan “Ne yapsak yaranamıyoruz” diye ustabaşına hak veriyorlar,
öte yandan müdür kızacak diye korkuyorlarmış.
Müdür ustabaşına bakmış. Herkes bağırıp çağırmasını beklerken o sakin sakin
“Ben rakıdan anlamam.” demiş.
“Ben insandan anlarım. Yaptığınız işi o kadar kötüledim, şimdiye kadar içinizden biri çıkıp sahiplenmedi.
Demek ki aslında kimse ortaya çıkan işi savunacak kadar beğenmiyordu.
Ama şimdi bu şişeyi çocuğunmuş gibi sahiplendin.” demiş.’
Hoca hikayeyi anlatmayı bitirip durdu. Sonrada şöyle bir öğüt verdi.
Bir gün bir fabrikanın başına geçecek olursanız,
ürettiğiniz cansız nesneyi değil, onu üreten insanı yönetin.
Siz şişenin içindekinden hiç anlamayabilirsiniz.
Merak etmeyin onu üreten onu nasıl mükemmel yapacağını bilir.
İşte Tekirdağ Rakısının sırrı o şişeyi sahiplenip, içindekini efsane haline getirmesini bilenlerdedir.
1. Sarhoş olunmaz.
2. Masada konuşulan masada kalır. Kayıt, not tutulmaz.
3. Fotoğraf çekilmez. Dışarıdan çekene kızılmaz.
4. Telefonla konuşulmaz. Çalarsa açılır, “Rakı içiyorum” denir, kapatılır.
5. GSM'le oynanmaz: Sofra iPhone, Blackberry tanımaz.
6. Muhabbet esnasında biçem, izlek, imgelem gibi kelimeler kullanılmaz.
7. Kadınlar ruju silip oturur: Rakı bardağında ruj izi olmaz.
8. Düzgün konuşulur, lüzumsuz şirin olunmaz.
9. Rakıda hızlı gidene karışılır, yavaş düşene karışılmaz.
10. Argo konuşulur, küfür edilmez.
11. “Hey!”, “hişt!”, “pişt!” gibi ünlemler kullanılmaz.
12. Memleketi herkes meşrebine göre kurtarır karışılmaz.
13. Yemek yenilmez.
14. Meze tırtıklanır, karın doyurulmaz.
15. Şalgam suyu, soda, ayran, çay yanına konabilir, içine konmaz.
16. Kafaya vurup “lölölö!” demek gibi zevzek şakalar yapılmaz.
17. Masada kitap, dergi, hele laptop asla bulunmaz.
18. Zeki Müren de, Giuseppe Verdi de dinlenir;
19. Varsa müzik duyulacak kadar açılır bağırtılmaz.
20. Hüzün de neşe de eksik olmaz.
21. Masada ağlanmaz.
22. Ağlayan çıkarsa konu değiştirilir, avutulmaz.
23. Yüksek sesle şarkı söylenmez.
24. Şarkı mırıldanırken el kol hareketleriyle desteklenmez.
25. El kol fazla hareket etmez.
26. Tartışılır, kalp kırılmaz.
27. Herkes konuşur, monolog olmaz.
28. Aynı anda konuşulmaz, söz kesilmez.
29. Masaya sigara dumanı üflenmez.
30. Bir rakı içilirken başka marka övülmez.
31. Rakı masasında sessizlik olmaz.
32. Zırt pırt tuvalete gidilmez .
33. Masada yellenilmez.
34. Masada geğirilmez.
35. Masaya müzisyen alınmaz.
36. Azıcık uçulabilir ama yalan dolan olmaz.
37. Yüksek sesle konuşulmaz.
38. Kazak pantolonun içine sokulmaz.
39. Çıplak, yarı çıplak durulmaz.
40. Şiir konuşulur, şiir okunmaz.
41. Rakı içilirken başka içki içilmez.
42. Yolluk bir teki aşmaz.
43. Yolluk alınmışsa cila çekilmez.
44. Biradan başka cila olmaz.
45. Cila birası bir küçüğü geçmez.
46. Rakı sonrası kahve, şekerli içilmez.
47. Kahve içilirken höpürdetilmez.
48. Rakı yalnız içilmez.
49. Rakı masası 4-5 kişiyi geçmez.
50. Garsona adı dışında bir şeyle seslenilmez.
51. Garsona rakı doldurtulmaz.
52. Balkon sofrasında içmeyen çalıştırılmaz.
53. Sıcaksa buz konabilir, buz erimeden içilmez.
54. Rakıdan önce su, sudan önce buz konmaz.
55. Rakı sek içilmez.
56. Rakıcı ota çöpe öpüşmez ,habire takdir etmez.
57. İçerken serçe parmak havaya kaldırılmaz.
58. Rakı hızlı içilmez.
59. Rakı fondip yapılmaz.
60. Kerahet vaktinden önce rakı içilmez.
61. Büyük konuşanla rakı içilmez.
62. Çok konuşanla rakı içilmez.
63. Sessiz duranla rakı içilmez.
64. Şakadan anlamayanla rakı içilmez.
65. Büyük yudumlarla rakı içilmez.
66. Rakı sofrasında iş dedikodusu yapılır, iş konuşulmaz.
67. Küllüğe limon kabuğu, zeytin çekirdeği konmaz.
68. Tabağa, kâseye sigara söndürülmez.
69. Zırt pırt kadeh tokuşturulmaz.
70. Konuşurken rakı masasına vurulmaz.
71. Bardak boş bekletilmez.
72. Masanın her bir köşesi meze ile doldurulmaz.
73. Ağız şapırdatılmaz.
74. Çatal kaşık dişe değdirilmez.
75. Burun karıştırılmaz.
76. İzinsiz masadan tuvalete dahi kalkılmaz.
77. Şerefe vb. yeterlidir, kadeh tokuştururken yaratıcı olunmaz.
78. Garsona balık ayıklatılmaz.
79. Garsonun sırtına vurulmaz.
80. Personele hatır sormadan meyhanede oturulmaz.
81. Sofraya erken ya da geç gelinmez.
82. Rakı buzdolabının en alt rafından yukarı çıkarılmaz.
83. İçi görünmeyen kadehte rakı içilmez.
84. Masada farklı kadehler olmaz.
85. Masada farklı markalar olmaz.
86. Yerken ağız doldurulmaz.
87. Ağızda lokma varken konuşulmaz.
88. Boğaza, yeleğe peçete takılmaz, dize peçete konmaz.
89. Konuşurken çatal bıçak sallanmaz.
90. Hiçbir durumda ve fikirde ısrar edilmez.
91. Racon kesilmez.
92. Ukalalık, kıskançlık kaldırmaz.
93. Rakı sofrası süslenmez.
94. Loş meyhanede içilmez.
95. Yan masanın muhabbeti dinlenmez.
96. Başka masaya uzun bakılmaz.
97. Masadan kopuk muhabbet edilmez.
98. Çiftler el ele tutuşmaz, oynaşmaz.
99. Sallanan masada içilir, sallanan insanla içilmez.
100. Bunlar kendiliğinden olur, kasarak yapılmaz.
Bu meret öyle bir merettir ki,
acıyla içilir,
tatlıyla içilir,
neşeyle içilir,
ağlayarak içilir,
kavunla içilir
peynirle içilir,
ikisi birlikte çok güzel içilir,
yemekle içilir,
mezeyle içilir,
suyla içilir,
susuz içilir
sodayla içilir,
şalgamla içilir.
Ama işte,
Bir tek salakla içilmez!...

20 Eylül 2017 Çarşamba

Tivitırcı Kızlar..Kızlarımız..

Kübra,Büşra ya da Rümeysa..

Her sabah üşenmeden maşaladığı,koleston 6.4 saç boyası saçlarıyla çektiği ,en masum profıl fotosu ile sosyal medyada 10 twitinden 3 ünde "evlililik mi?benden uzak olsun...allaamaafaza.." mesajı verip,sağa sola "ben evde kaldım ama umrumda değil çünkü gencim,güzelim,ekonomik özgürlüğüm var "  imajı yaratmaya çalışır.Fekat bi taraftan pinterest'te gelinlik modeli bakarken de içten içe "halamın kızı bile möhendislik okudu 2 senedir işsiz hıh" diye iç motivasyonunu yükseltir...yaş aralığı 23-28 arasıdır..Ekseriyetle çalışma hayatına yeni atılmış,meslek sahibidir ve hergün işini çok sevdiği ya da çok çalıştığı ile ilgili bizi hiç ilgilendirmeyen twitler atar...ve tabi ki asla apolitik değildir.Şeyma Subaşı ve türevlerini instagramdan takip etse de twitter'da renk vermez,ideolojik ,entellektüel profillerden genelde çevresinin siyasi görüşüne yakın olanları takipler.Eğer aşk romanları ve dünya klasiklerinden öte geçmemiş bir kitap zevki varsa da  araya da birkaç şair alıntısı serpiştirir malum gece  olunca duygusal mode on olur bu tiplerde,iki şair alıntısıyla bilinmeyene göndermeler yapar eksreiyetle...

Gizemli  Gizem...

Kübralara göre bir üst sınıf insanıdır,tepeden toplu saçlarıyla,denize karşı oturarak arkadan çektirdiği profıl fotosu ile merak uyandıran  ,ne idüğü belirsiz bir kızımızdır.Ne iş yaptığı bilinmez,özel hayatı pek anlaşılmaz çünkü genelde siyaset yapar.Genelde uluslararası ilişkiler ya da siyaset bilimi mezunu olup 7/24 mevcut düzene karşıdır.Çok fanatik olmasa da kesin tuttuğu bir futbol takımı olup,maçları izlemese bile maç günleri retweetleri yapmaktan geri kalmaz.Bi nevi taraftar gazetesi gibidir atılan golleri ve transferleri ondan takip edebilirsiniz.

Kod adı Neriman...

Bu kızımız kırklı yaşlarını epeyce geçmiş,güngörmüş,hayatı yalayıp yutmuş bi ablamızdır.Şen kahkahalar attığı profil fotosu ile içimizi açar..Hayatı ciddiye pek almaz,varsa evdeki kocayı sallamaz 7/24 twitterdadır,her konuda bir fikri vardır,trend topiclerden geri kalmaz,siyaset,futbol,magazin ne ararsan onda vardır.Eksik olmasındır.



to be continued (zamanım yetmedi ileride bu yazıya devam edeceğim baaaaaabında..)

18 Eylül 2017 Pazartesi

Move On

Yaz bitti..All together kış tarifesine geçtik. "Ben bitti demeden bitmez" deme..
Havuzuydu,plajıydı,yazlığıydı kapanışa geçildi çoktan..."Nasıl geçti habersiz" dediğin o anason kokulu yaz geceleri yerini yavaştan uzun,sıkıcı, mandalina kokulu kış gecelerine bırakacak yakında..

Tabi yazın bitmesiyle insanın duygu durumunda da değişiklikler olmayacak değil ,sonbahar depresyona açılan bir kapı oluverecek  kimisine..Aman diyeyim böyle mevsimine göre esen rüzgarlara kapılma ,üzülürsün sonra...Bol bol su iç,olumlu düşün,yaprakların düşüşünü keyifle izle ve gökyüzüne bak.Hem ne demiş şair ; "Gökyüzü herkesindir" 

Hayırlısıyla  yarın yeni eğitim-öğretim yılı da başlıyor.Zabağnan yol trafiğini hesapla da çık evden meistercanım,malum okul servisleri filan,yollar kalabalık olur..Pazartesi sendromu yaşama daha işe varmadan..

Yaz-kış demeden dinlenesi  bi şarkı gelsin benden o vakit kapanışta. Buyrun tıklayın  https://www.youtube.com/watch?v=q_e2aKEtW18

Allah akıl fikir versin..

Masalla masalla

Depresyonlu Karganaz sabahın köründe kalkmış ,aynaya bakmış "Hahhaahhayyt ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli bu ormanda"  demiş...Sonuçta o bir ev eşyası masaldaki gibi dillenecek değil ya,aradığınız aynaya maalesef ulaşılamamış..Karganaz cevap alamayınca soluğu avmdeki güzellik salonunda almış...Sabahın köründe kahvaltısını bıle yapmadan manikürünü pedikürünü yaptırmış,kaşlarını aldırmış,tüylerine keratinli bakımı da ihmal etmemiş..Avmde %70 ındırım olan butun dukkanları gezmıs elınde torbalarla evinin yoluna koyulmuş..Tabi yolda midesi kazınır gibi olmuş,köşedeki şarküteriden bi dilim otlu peynir almış.Ay bi bakmış ki trafik felç..Yol üstünde bir dala konmuş,bari şurda biraz soluklanaymı demiş. Kendisi de aslen Van'lı olan Tilkican otlu peynirin kokusunu taa uzaktan almış,hemen yanaşıvermiş dalın altına..

-Günaydın Karganaz Sultan, bu ne güzellik böyle , inanın bakmaya doyamıyorum size. Şu pırıl pırıl ombreli tüylerinize, renginize. Ne yalan söyleyeyim, bu ormanda bir güzel daha yoktur üstünüze.


Karganaz,bi havalar, bi artistik patinajlar,bi küçük dağları ben yarattımcılıklar.Tilkican'ın iltifatlarına  ağzı bir karış açık kalmış...Tabi o anda  otlu peynir hoop  düşüvermiş Karganaz'ın ağzından  Tilkican'ın midesine.Karganaz şokkk...

"-Karaganaz " demiş kargaya Tilkican  "şu sözümü . hiç unutma, kaptırdığın peynire değer: Her dalkavuk çıkarı için över,yüzüne güler, peynirini yer."  
Karganaz'ın aklı başına gelmiş,bir daha güzel sözlere inanıp elindekini kaptırmaması gerektiğini anlamış...Masal da burada bitmiş...


NOT: Bu masaldaki  kişi ve kurumların gerçekle ilgisi yoktur tamamen fablden esinlenilmiştir  :)

Rest in Peace  Aisopos

17 Eylül 2017 Pazar

Şüphesiz Sen,Sen Değilsin...

SEN  kimsin?

Sosyal medya biona (biyografi manasında) bakarsak ;falancada  siosun (ceo diye yazılır),
Pembesu'nun ve Börülcem'in annesisin ,kocişinin birtanesisin,bankacı,avukat,mühendis vb.

Evet, bir toplumsal rolün,bir işin var ya da bir mesleğin.

Peki SENi  tanımlayan şey bunlardan biri mi?

Eğer öyleyse bunların bir anda yok olduğunu düşün...

...Ne kaldı?

......

O zaman, sen aslında HİÇ misin?





5 Ağustos 2017 Cumartesi

Less is More

Görüşmeyeli ev kadını oldum meistercanım,3 aydır nitelikli işsizim.Dolce vita,carpe diem die hönkürmek istiyom her sabah uyanınca..Ev kadını olmak bir meslekmiş,hergün ajandam dolu mesela;balkon yıkamak,çiçek sulamak,dolap düzenlemek,buzdolabının ustunde bırıken tozlara adını yazmak gibi..tam bir Marie Kondo oldum anlayacağın,evde hergün bişey değişiyo,değişmezse eksiliyo,elime ne geçse atıyorum..
"Dur atma!ben onunla bişey yaparım" Benim adam istifçi,boş paşabahçe kutularını bile  alıp alıp ofise götürüyo,züccaciye gibi oldu dükkan,bi gidiyom evdekı yastık köşe başında.."aaa o benım geçen sene attığım kahve kupam değilmiydi ???" Tam bir birikim uzmanı...annesının evınden yıne asla gıyılmeyecek bı suru sey  getırmıs ,2 yıl oldu evleneli bitmedi daha çeyizi.. Polar nedir ya?sanki Norveç'te yaşıyoz ,her hafta kayağa da gitmiyoz,zaten butun kışı tshırtle gecırıyon bana mı  kastın?

Neyse benım cok işim var kaçıyorum mesıtercanım,daha baharat dolabı duzenlıycem,nasıl olsa artık sık sık gorusucez.Öpering.

Desperately yours

7 Mart 2017 Salı

İçimizdeki Kadınlar

MIYMINTILAR
Bu tiplerin yegane silahı ağlaklıktır.Sürekli mızmızlanırlar,surat asarlar,sebepsiz yere alıngalık yaparlar.Birinden bişey isterken dünyanın en çaresiz insanı imajı yaratarak yardım toplamaya bayılırlar.Bi de sürekli bi yerleri ağrır; "ay midem,ay karnım vs.." Sayelerinde tıp ve anatomi bilginiz gelişir.

KEDİGİLLER
Bunlar öldürücü seksilikle olduklarını,karşı cinse  istediğini yaptırabilecek güce sahip olduklarını sanan insanlardır.Sürekli bununla gurur duyan bir halleri vardır.Onlara göre herkes onlara hastadır,ve cazibelerini kullanarak yaptıramayacakları iş yoktur.İtibar etmeyiniz.

AĞZIBOZUKLAR

Bu çeşitler sürekli argo konuşur aq,Lanlı lunlu  cümlelerle girizgah yaparlar her lafa,en çok da etrafa posta koymaya bayılırlar.Etraflarında bir sürü erkek arkadaşı  vardır çünkü hayatındaki adamlar artık onları karşı cins gibi değil bir Osman  gibi efendime söyliim  bir Mahmut gibi görmektedirler.

to be continued...

27 Şubat 2016 Cumartesi

Kabaramazsın Kel Fatma

Sevgili meistercanım,biliyorsun dünya evinde girdiğimizden mütevellit blog işleri ile dünya işlerini birbirinden ayırdık.
Bu arada yemek,ütü,çamaşır gibi aktivitelerle uğrşırken,kişisel gelişimimi mutfakta tamamladım. Bu 4 ay sonunda " Eksik malzemeyle nasıl kek yapılır" adlı tez çalışmam sizlere örnek ve de afiyet olsun.Öperim.

Dereotlu peynırli Kek

1 su bardağı yogurt
3 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
1 kase beyaz peynir
1 tatlı kasıgı tuz
1cay kasıgı nane
1 cay kasıgı pul biber
1 kase dogranmıs dereotu (varsa maydonoz da ekleyın guzel olur,evde yoktu ben koymadım)
Kabartma tozu (evde o da  yoktu 😁ben de 1,5 cay kasıgı karbonata bı ıkı damla limon sıkıp en son karısıma ekledım) ☺️

Önce yogurt yağ ve yumurtayı çırpıyoruz (tabı kı bir kapta onu söylememe gerek yok)
Sonra azar azar unumuzu (nerden bizim unumuzsa sonucta marketten alıyoruz parası neyse verıp) eklıyoruz.tuzunu,nanesini,pul biberini de koyduktan sonra kabartma tozunu ekleyıp cırpıyoruz..-
Akabınde dogranmıs dereotlarını da koyup cırpmaya devam ediyoruz..
Peynırleri de en son ekledikten sonra kasık yardımıyla şöööyle bi karıstırıyoruz,ben biraz yaglı bi peynırle yaptım cunku evde o vardı 😁 arzuya göre lor ile de yapılır 😋
Karısımın ustune pul biber ekmenizi öneririm.
Önceden 175 derecde ısıtılmıs fırınımıza koyup 45 dk pişiriyoruz.
Sonra fırından cıkarıp yiyoruz.
(Yanında çay demleyiniz) 🎈

Not:
Kek yapanlar bilir,kek kalıbını yağlamakta fayda var sonra yapışır cıkmaz mundar olur..
Öpering

3 Ekim 2015 Cumartesi

Trolle Avlanmak Yasaktır

Balık mevsimi de yaklaşıyo..İnsanın iyisini sözünden,balığın iyisini gözünden anlarım meistercanım,Balık dediğin, bakışları pırıl pırıl olcak, gözlerini öyle belertip bakmıcak (ölü balık bakışı benzetmesi boşuna yapılmadı tarihte).Eti  sert ve nemli olcak,derisi ve pulları dansöz gibin parlayacak..
Biliyosun denizde kum balıkta fosfor...Cilde olsun,beyine olsun herbişeye faydası mevcut. Bak Çinliler üşenmemiş,araştırmış depresyona bile iyi geliyomuş,ona göre...
Ben balığı uzaktan severim fekat hamsinin yeri bende ayrıdır meisterım,Tabi palamut olsun istavrit olsun,bu balıklarımız da ekim ayı itibariyle tutulur,yenilir ve yutulur. Ay ben pişiremem evim kokar felan  diyorsan onun da kolayı var sevgili ev hanımı,Koy cezvene suyu,ekle üstüne sirkeyle tarçını,karanfili  kaynasın dursun,ne koku kalır ne bişey..amaaan olmadı gider dışarda yersin ,hadi afiyetle...

¯`·.¸. ><((((º>`·.¸¸.·´¯`·.¸.·´¯`·...¸><((((º>¸. 
·´¯`·.¸. , . .·´¯`·.. ><((((º>`·.¸¸.·´¯`·.¸.·´¯`·...¸><((((º>

5 Eylül 2015 Cumartesi

Oh The Irony!

Şahsen ütü ile pek geçmişim olmasa da ütü masalarının bi evde olabilecek en tipsiz ve alternatifi çok az olan bir aksesuvar olduğunu yakın zamanda anladım meistercanım.Masa,masa değil,uzay istasyonu,dört bi tarafından bişey çıkıyo,anteni,kablosu,askısı...Açılması ayrı dert,kapanması ayrı..Yetmiyormuş gibi bi de o desenler!!?Papatyalar,güller,morlar,pembeler!
Bence ütü yapmaktan ziyade,o vaveyla gibi şeyi yerinden çıkar,kur,kaldır aktivitesi depresif bişi..Buradan tasarımcılara sesleniyom; sahip çıkalım masaya,kapı arkalarında,gardrop aralarında yatıyo,yazıktır.Şunu bi minimize edin be güzelim,hadii ablası...

öpering

28 Ağustos 2015 Cuma

Bride To Be Yahut Gına...

Sevgili meistercanım düğün dernek olaylarımız var biliyosun,seni ihmal ettim epeydir.Malum yuvayı dişi kuş yapar..Bitmedi gitti nassını satiim..yok çaydanlığı, yok yatak örtüsü,yok kesme tahtası,kavanozu,şekerliği ...ve benzeri...
Kız evi naz evi felan diyollağ ama bence gaz evidir o.Stres biliyon, gaz yapıoyo. bünyeye.Walla şu hayatta  erkek tarafı olcaksın, ben sana söyliim,Detaylarla alaka minimumda."Herşey senin istediğin gibi olacak hayatım" diyerek tüm incik boncuk işleri kız tarafına  kitleme sanatı..Sonra sen banyodaki havluları kırık beyaz mı alsam,koyu renk mi?yoksa sütlü kahve  alsam da banyoya mı uydursam diyerekten depresyona gir....bilemiyorum Altan...

Bunlar yetmemiş gibi bi de kına gecesi geyikleri çıktı başıma..Walla biri daha kına yapıcan mı derse;kafama kına yakıp en kalabalık  caddede koşucam mor bindallıyla..
Arkadaşım nası bi eğlence anlayışınız var sizin?Bi kere organizasyonun amacı, gelin arkadaşlarıyla evlenmeden şöyle bi doya doya  eğlensin,coşsun vs değil mi? E siz kızı ağlatıcam diye yapmadığınızı bırakmıyosunuz.Hadi  ağlattınız,ee sonra en dandirik şarkılar eşliğinde göbek atmak suretiyle  kıza duygu değişimi yaşatıp  iyice dengesini bozmak niye?Manyakmısınız?Bi kere moraller bozulmuş,makyajlar akmış,daha ne mezdekesi,ne Osman agası? Böyle gel-gitli aktiviteler hiç bana göre değil meistercanım...Bak elin Evropalısının bekarlığa veda partisine dramatizasyon sıfır.Takıyo duvağını,bride to be kuşaanı,amaan ipimle kuşaaam diyo,..En güzeli...

Haydin  selametle...






29 Mart 2015 Pazar

Vat Taym İz İt?

Şimdi bu gece saat üçte yatmak istesem otomatikman saat dört olmuş olucak,böylece nşa*  1 saat az uyumuş sayılıcam,ama saat 2 de yatarsam da, saat üçte saatler bi saat ileri alınacağından dolayı 2 saat fazla uyumuş olucam,izınt it? (kafalar karışık)
Mesela benim adamın saatle filan hiç işi olmaz,saat de takmaz.Saatler ileri,geri alınsa da o keyfi olarak,1 saat ileri yaşayan bi insandır. Saat 18.00 de bulusulacaksa ki onun saatine göre 18.45 e tekabül eder,ben 18.45 e göre hazırlanırım,19.00 da bulusuruz..alıştık artık..
Saatelerin ileri alınmasını sonuna kadar destekliyorum  meistercanım,"Hava karardığında evde ol" felsefesini  özümsemiş bi insan olarak,bu uygulamaya pozitif bakıyorum  ve bu gece saat üçü beklemeden hayata geçiriyorum.

Enerji ve Tabiiki de Kaynaklar Bakanı Zogemeister


*normal şartlar altında  (anlamayanlara)

5 Mart 2015 Perşembe

La Fontaine'den Masallar

Eğlenceyi çok seven bir  Aaztoz böceği varmış.Bu Aaztoz Böceği sürekli saz çalar, şarkı söyler,goy goy yaparmış.E tabi her güzel şeyin bir sonu var,derken güzel, sıcak,goy goylu  günler bitmiş, kış gelmiş... Artık havalar çok soğuk ve yağışlıymış.Aaztoz  Böceği de kronik faranjit olmuş ve artık şarkı söylemez hale gelmiş..Soğuktan çok üşüyormuş ve karnı da çok acıkmış,kan şekeri de pek düşükmüş ..Ama hiç yiyeceği yokmuş,çünkü hep cepten yemiş o güne kadar.Kış için hiç hazırlık yapmamış ama o öyle makara kukara eğlenirken,site komşusu Karınca tüm yazı salçası olsun,turşusu olsun,kış hazırlığı yaparak geçirmiş.Aaoztoz Böceği bunu hatırlamış ve aklına karınca komşusundan ödünç istemek gelmiş; "Karınca komşumdan ödünç yiyecek bir şeyler isteyeyim, hem ne var ağustosta tekrar öderim" demiş.Aoztoz Böceği beyin bedava diyerekten bu düşünce içerisinde karınca komşusunun kapısına gitmiş,kapıyı çalmış. Karınca açmış kapıyı,karşısında açlık ve soğuktan perişan olmuş Aoztoz Böceği 'ni görmüş; "Ne istiyon sabah sabah kodumunun böceği" demiş. "Karınca kardeş havalar çok soğudu çok üşüyorum, üstelik karnımda çok aç ama yiyecek hiçbir şeyim yok. Bana ödünç yiyecek bir şeyler verir misin? Söz veriyorum Ağustos'ta borcumu ödeyeceğim sana, " demiş Aaztoz  böceği. Karınca; "Neden yiyecek hiçbir şeyin yok, bütün yaz ne yaptın sen?" demiş .Aaztoz Böceği çok utanmış, çok mahcup olmuş (halbuki orjinalinde yüzsüzün teki bir böcekmiş kendisi) "Şey, ben bütün yaz saz çaldım, şarkı söyledim,kış için hiç hazırlık yapmadım" demiş.Karıncanın tabi tepesi atmış; "Madem öyle tüm yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdide oyna o zaman lililili " demiş karınca ve "tak"  diye kapıyı Aaoztoz böceğinin yüzüne kapatmış. Aoztoz böceği de  bütün bir kış tembelliğinin cezasını çekmek zorunda kalmış..
Sevgili meistercanım bugün size edebiyat dünyasından bir eserle seslendim...Çok yakında adı bende saklı bir siteden gelen teklifle daha geniş mecralara ulaşmaya niyetliyim..Hadi hayırlısı..





2 Mart 2015 Pazartesi

Faideli Bilgiler - Vol. II

Hellöv meistercanım
Bugün sana yakın zamanda yaşadığım bir deneyimimi paylaşıcam; "Susuz manikür" .O da ney dedin dey mi?He aynen ilk duyduğumda ben de öyle dedim ama biliyon yeniliklere çok açık biri olduğumdan hemen deneyeyim dedim.Hani pastanelerde kuru pasta doldururken takılan eldivenler varya onu düşün..heh düşündün mü? (öyleyse varsın) iste onun içi kerantinli kremli dolu olanını düşün,. (fazla mı zorladım?) işte onu böyle eline geçiriyon, öyle suya sokup mal gibi de beklemiyon.Biraz böyle ovalıyon felan sonra eldivenler etlerini tırnaklarını pamıh gibi yumuşacık yapıyo,Keratin şeysi tırnağı besliyo hem biliyon..ellerimiz beş dakikada servise hazır...sonra mı?ondan sonrası bildiğin manikür işte (ne bekliyodun ki?)

Bir başka faideli bilgiler blogunda buluşmak üzere... 


Öpmüyrum, rujum bulaşmasın.


24 Şubat 2015 Salı

hat çaklıt

Hani küresel ısınıyoduk?Ben hiç ısınamıyom.Resmen iklim depresyonundayım.Evde üç kat örtünüp uyur oldum günlerdir,koca kış üşümeyen ben deelmiydim a dostlar?İşte bunlar hep şokolatsızlık.Çikölat yemeyi bırakınca kimyayı bozduk zaar. Bence bu üşüme değil,çikolatadan uyuşan bünyenin silkinişi..
Herşeyin fazlası zarar biliyon..Bunu fazla yeyincesi vücudumuz da kendi görevlerini yerine getiremiyormuş. diyollağ.He ben pisbooazım illa ki yerim diosan,bitter yersen daha iyi olur,hem tansiyona felan iyi gelir.. Şokolat demişken bunu da paylaşayım....afiyetle...

tıklayınız    https://www.youtube.com/watch?v=34BeaVcBUfw


Bitterly Yours,



10 Şubat 2015 Salı

Gripin Elli Tonu

Ben üşüyorsam hava soğuktur ve kış gelmiştir ya da grip olmuşumdur.Şu an her ikisi birden de yaşanıyor olabilir tabii.Salyangoza evrildim evrilecem..Çekmecemde  envayi çeşit kağıt mendil;sıponç bablısı,losyonlusu,çift katlısı,mentollüsü derken burnumun epidermis tabakası artık yok,Yüzümün ortasında kırmızı bişiyle geziyom.Tat alma duyum zaten körelmiş, Şuan  boeuf strogonoffun oto lastiğinden hiç farkı yok nazarımda.(biz hergün yeriz bunu mesela zengin olduğumuzdan...)

Fısttt!bu burun spreyi de bağımlılık yapıyor diyorlar ama bilemiyorum Altan.. Ben de diyenlerin yalancısıyım.Hiç burun spreyi bağımlısı görmedim hayatımda.Yine de allah razı olsun üretenden,nur içinde yatsın,toprağı bol olsun,allah taksiratını affdskjskajsk...ay ne diom ben yha bak bu ksilometazolin şeysi burun değil beyin damarlarını daraltıyo zaar..

Bu işin ilacı yok beybisi o yüzden boşuna doktora filan gidip,antibiyotikle karaciğerini,böbreğini yorma.Devirecen kendini yatağa,bi şişe de su koyucan başucuna,kalkıp kalkıp içicen,başka yolu yok.
Haaaapşuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu.... (Çok yaşayım ben)

Öpmüyorum gripliyim.