27 Kasım 2017 Pazartesi

Hastane Güncesi

Yine bir narkoz macerasıyla daha beraberiz meistercanım.Bu sefer ev halkı dışında ameliyathane personeli de ağzının payını aldı.Biliyosun narkoz sonrası kralı gelse tanımam,bende asabiyet yapıyo..Sağında solunda dikişlerle  yarı çıplak odaya getirildiğinde  sanki dağıtım iznine gelen asker sevinci yaşanması da çok manasız..Durun bi ayaklanayım önce sonra sevinin  ..
 “Ben ameliyat oldum 10 kg verdim” “Ay amelıyattan sonra insan zaten kilo veriyo bak ben 52 bedendim hala 52 bedenim ama gazdan o gazdan” Çohafedersin bi skim verildiği yok 5 gün oldu hala aynı kilodayım hala sıfır bedene inemedim düşünebilyooğğmusuuun...Doktorun çıkardığı 5 gramlık taşı saymazsak henüz bişey eksilmedi gramaj olarak.
Sadede gelelim  “ee ne yiyoruz doktor?”
“Süpriiiz bugün  de yemek su yok, fekat yarın sabah normal kahvaltını edebilirsin..” 
Neöy kompostoda mı yok??Hep veriyodunuz?Kırbaçlasaydın bi de aq..Ağşamdan beri aç susuzum  saat aksamustu 5 olmuş .!!wat dı fak ar yu duing daktır???
Bi de hala gülüyon cık cık cık..Neyse  sabahki mükellef  kahvaltıya kadar uyuyayım bari..
Çıkın ulan odadan!


lokasyon: Annemgiller


13 Kasım 2017 Pazartesi

Zenginler de Ağlar

Hellöööv meisterspor naber?Milli ara olunca biraz yazayım dedim..Milli demişken Milli Takım dökülüyor izınt it?Bu ağşam da 3-2 yenildik Arnavutlara  (2-3 mü diyoduk yoksa?) Neyse bu kadar futbol yeter..

İstanbullu Gelin izliyoruz değil mi?Tabi belgesel ve netflix izlediğinden şüphem yok ama gizli gizli de olsa izliyosundur sen meisterım.Yoksa cuma akşamları daha ne iyi ne yapılabilir ki?
Favorim tabi ki Esma the Kaynanaspor.Hem sinir bozucu,hem komik.Değişime ve gelişime açık bir kadın..Bi yemek teklifiyle döpiyesten smart casuala geçiş yaptı sittin sene sonra.Fevri ama hatırşinas..Çemkirdi memkirdi  ama bak 40 sene saklamış adamın tahtadan oyduğu kıytırık atı..(At gibisin manasında mı verdiydi Esma’ya onu  ecebağ?who knows...)
İstanbullu gelinin paçozluğundan gına geldi,100 yıllık köşkte oturuyon hala evde pandufla,hırkayla dolaşıyon.Gayrimenkule saygı hiç kalmamış..O saçlar bi kuaför görmedi 2 sezondur,bakımsızlıktan artık kafana yapışmış.Hiç mi Ziyagil yalısı izlemedin a güzel kızım,evin hizmetçisi Katya bile senden şıktı uyurken.Eltingile bak gebe haliyle hala babet boyumu kısa gösteriyo derdinde.

Eyyorlamam  bu kadar..Cuma  yeni bölümden sonra to be continiued..
Başka bi arzınız?


11 Kasım 2017 Cumartesi

Ben Her 10 Kasım İçerim..Sevim Koş!

-alıntıdır-

Tekirdağ Rakısının sırrını bilir misiniz?
Birden hocanın sorusunu duyunca herkes şaşırdı.
Üniversitede, üretim yönetimi dersindeydik.
Konu 6 Sigma.
Dersin ortasındayız ve hepimizin içi bayılmış.
Ama rakı lafını duyunca bir anda uyandık ve herkes rakı hakkında bilgisini konuşturmaya başladı.
Biri “Yaş üzüm” diye atıldı.
Kimi “Tekirdağ’ın havasından” dedi.
Öteki “artezyen suyundan” dedi.
Bense “Tekirdağ Rakısı” nedir bilmediğim için ağzımı bile açmadım.
En sonunda hoca herkesi susturup anlatmaya başladı:
‘Tekirdağ rakı fabrikasına zamanında yeni bir müdür atanmış.
Müdür daha fabrikaya gelmeden, ne kadar suratsız bir adam olduğuna dair söylentiler ulaşmış.
Herkes yeni müdürün ne kadar geçimsiz, ne kadar sinirli bir adam olduğunu konuşur olmuş.
Müdür gelince ilk iş, tüm yönetim takımını toplanmış fabrikayı gezmeye başlamış.
Müdür gezerken tek bir laf bile etmemiş. Ama asık olan suratı asıldıkça asılmış.
Böylece söylentilerin doğru olduğu anlaşılmış.
Gezinin sonunda yeni yetme bir mühendis:
-Beğendiniz mi efendim? diye sorma gafletinde bulunmuş.
Müdür önce sert bir bakış atıp
-Ben bu fabrikanın nesini beğeneyim? diye kükremiş.
Mühendis iki büklüm olmuş, sorduğuna soracağına pişman, sinmiş bir köşeye. Müdür buna daha da sinirlenmiş. Yanında artık varil mi, paket mi ne varsa tekme atıp devirmiş. Herkes korkmuş şaşırmış, kimseden ses çıkmamış.
Neyse ki müdür yardımcıları aklı selim adamlarmış. Ertesi gün kendi aralarında toplanıp“Fabrikayı nasıl düzeltiriz” diye plan yapm aya başlamışlar. Gördükleri her eksiği tamamlamışlar.
Birkaç ay içerisinde fabrika iki katı verimle şekilde çalışır hale getirmişler.
Sonunda müdürün yanına çıkıp “Gelin fabrikayı bir daha gezelim” demişler.
Bu sefer tüm birimler çok düzgün çalışıyor, hiç bir yerde sorun yok. Herkes pür dikkat görev başında.
Ama yeni müdür rahat durmamış. Paketleme yapılan alana gelince durmuş.
Paketlerden birini açıp, içinden bir rakı şişesi çıkarmış.
Kapağını açıp koklamış, koklayınca yüzünü ekşitip, rakıyı yere dökmeye başlamış.
Tüm amirler, usta başları, işçiler şok.
-Efendim neyi beğenmediniz? diye soracak olmuşlar.
-Bu rakının beğenilecek nesi var? diye kükremiş müdür.
Herkes sus pus.
Ertesi gün yine tüm fabrika panik. Müdür yardımcıları yine toplanmış, çağırmışlar usta başlarını sormuşlar
“Rakıyı nasıl iyileştiririz?” diye.
Biri demiş “Şebeke suyu kullanmayalım. Kloru fazla.”
Öbürü demiş “Anasonu çok keskin.”
Bir başkası demiş “Yaş üzüm kullanalım.”
Aylar boyu uğraşıp rakıyı yenilemişler. Yine müdürü alıp tekrar fabrikayı gezdirip yaptıkları yeniliklerden bahsetmişler. Paketleme yapılan yere gelince durup, bir rakı açıp ikram etmişler. Müdür durmuş. Önce şişeyi alıp evirip çevirmiş. Sonra sunulan bardağı alıp biraz içmiş. Tabi o içerken herkes pür dikkat bakıyor, ne diyeceğini merak ediyormuş. Sonunda yine yapacağını yapmış “Bu rakının nesi güzel?” diye bağırıp, elindeki şişeyi yere boşaltmaya başlamış.
Birden yaşlı bir usta başı dayanamayıp “Döktürmem ben sana rakımı” diye atlamış.
Müdürün elinden kapmış şişeyi.
Herkes şaşkın bakarken de usta başı, “Ne demek nesi güzel. Sen rakıdan anlamıyor musun?” diye bağırmış.
Etraftakiler bir yandan “Ne yapsak yaranamıyoruz” diye ustabaşına hak veriyorlar,
öte yandan müdür kızacak diye korkuyorlarmış.
Müdür ustabaşına bakmış. Herkes bağırıp çağırmasını beklerken o sakin sakin
“Ben rakıdan anlamam.” demiş.
“Ben insandan anlarım. Yaptığınız işi o kadar kötüledim, şimdiye kadar içinizden biri çıkıp sahiplenmedi.
Demek ki aslında kimse ortaya çıkan işi savunacak kadar beğenmiyordu.
Ama şimdi bu şişeyi çocuğunmuş gibi sahiplendin.” demiş.’
Hoca hikayeyi anlatmayı bitirip durdu. Sonrada şöyle bir öğüt verdi.
Bir gün bir fabrikanın başına geçecek olursanız,
ürettiğiniz cansız nesneyi değil, onu üreten insanı yönetin.
Siz şişenin içindekinden hiç anlamayabilirsiniz.
Merak etmeyin onu üreten onu nasıl mükemmel yapacağını bilir.
İşte Tekirdağ Rakısının sırrı o şişeyi sahiplenip, içindekini efsane haline getirmesini bilenlerdedir.
1. Sarhoş olunmaz.
2. Masada konuşulan masada kalır. Kayıt, not tutulmaz.
3. Fotoğraf çekilmez. Dışarıdan çekene kızılmaz.
4. Telefonla konuşulmaz. Çalarsa açılır, “Rakı içiyorum” denir, kapatılır.
5. GSM'le oynanmaz: Sofra iPhone, Blackberry tanımaz.
6. Muhabbet esnasında biçem, izlek, imgelem gibi kelimeler kullanılmaz.
7. Kadınlar ruju silip oturur: Rakı bardağında ruj izi olmaz.
8. Düzgün konuşulur, lüzumsuz şirin olunmaz.
9. Rakıda hızlı gidene karışılır, yavaş düşene karışılmaz.
10. Argo konuşulur, küfür edilmez.
11. “Hey!”, “hişt!”, “pişt!” gibi ünlemler kullanılmaz.
12. Memleketi herkes meşrebine göre kurtarır karışılmaz.
13. Yemek yenilmez.
14. Meze tırtıklanır, karın doyurulmaz.
15. Şalgam suyu, soda, ayran, çay yanına konabilir, içine konmaz.
16. Kafaya vurup “lölölö!” demek gibi zevzek şakalar yapılmaz.
17. Masada kitap, dergi, hele laptop asla bulunmaz.
18. Zeki Müren de, Giuseppe Verdi de dinlenir;
19. Varsa müzik duyulacak kadar açılır bağırtılmaz.
20. Hüzün de neşe de eksik olmaz.
21. Masada ağlanmaz.
22. Ağlayan çıkarsa konu değiştirilir, avutulmaz.
23. Yüksek sesle şarkı söylenmez.
24. Şarkı mırıldanırken el kol hareketleriyle desteklenmez.
25. El kol fazla hareket etmez.
26. Tartışılır, kalp kırılmaz.
27. Herkes konuşur, monolog olmaz.
28. Aynı anda konuşulmaz, söz kesilmez.
29. Masaya sigara dumanı üflenmez.
30. Bir rakı içilirken başka marka övülmez.
31. Rakı masasında sessizlik olmaz.
32. Zırt pırt tuvalete gidilmez .
33. Masada yellenilmez.
34. Masada geğirilmez.
35. Masaya müzisyen alınmaz.
36. Azıcık uçulabilir ama yalan dolan olmaz.
37. Yüksek sesle konuşulmaz.
38. Kazak pantolonun içine sokulmaz.
39. Çıplak, yarı çıplak durulmaz.
40. Şiir konuşulur, şiir okunmaz.
41. Rakı içilirken başka içki içilmez.
42. Yolluk bir teki aşmaz.
43. Yolluk alınmışsa cila çekilmez.
44. Biradan başka cila olmaz.
45. Cila birası bir küçüğü geçmez.
46. Rakı sonrası kahve, şekerli içilmez.
47. Kahve içilirken höpürdetilmez.
48. Rakı yalnız içilmez.
49. Rakı masası 4-5 kişiyi geçmez.
50. Garsona adı dışında bir şeyle seslenilmez.
51. Garsona rakı doldurtulmaz.
52. Balkon sofrasında içmeyen çalıştırılmaz.
53. Sıcaksa buz konabilir, buz erimeden içilmez.
54. Rakıdan önce su, sudan önce buz konmaz.
55. Rakı sek içilmez.
56. Rakıcı ota çöpe öpüşmez ,habire takdir etmez.
57. İçerken serçe parmak havaya kaldırılmaz.
58. Rakı hızlı içilmez.
59. Rakı fondip yapılmaz.
60. Kerahet vaktinden önce rakı içilmez.
61. Büyük konuşanla rakı içilmez.
62. Çok konuşanla rakı içilmez.
63. Sessiz duranla rakı içilmez.
64. Şakadan anlamayanla rakı içilmez.
65. Büyük yudumlarla rakı içilmez.
66. Rakı sofrasında iş dedikodusu yapılır, iş konuşulmaz.
67. Küllüğe limon kabuğu, zeytin çekirdeği konmaz.
68. Tabağa, kâseye sigara söndürülmez.
69. Zırt pırt kadeh tokuşturulmaz.
70. Konuşurken rakı masasına vurulmaz.
71. Bardak boş bekletilmez.
72. Masanın her bir köşesi meze ile doldurulmaz.
73. Ağız şapırdatılmaz.
74. Çatal kaşık dişe değdirilmez.
75. Burun karıştırılmaz.
76. İzinsiz masadan tuvalete dahi kalkılmaz.
77. Şerefe vb. yeterlidir, kadeh tokuştururken yaratıcı olunmaz.
78. Garsona balık ayıklatılmaz.
79. Garsonun sırtına vurulmaz.
80. Personele hatır sormadan meyhanede oturulmaz.
81. Sofraya erken ya da geç gelinmez.
82. Rakı buzdolabının en alt rafından yukarı çıkarılmaz.
83. İçi görünmeyen kadehte rakı içilmez.
84. Masada farklı kadehler olmaz.
85. Masada farklı markalar olmaz.
86. Yerken ağız doldurulmaz.
87. Ağızda lokma varken konuşulmaz.
88. Boğaza, yeleğe peçete takılmaz, dize peçete konmaz.
89. Konuşurken çatal bıçak sallanmaz.
90. Hiçbir durumda ve fikirde ısrar edilmez.
91. Racon kesilmez.
92. Ukalalık, kıskançlık kaldırmaz.
93. Rakı sofrası süslenmez.
94. Loş meyhanede içilmez.
95. Yan masanın muhabbeti dinlenmez.
96. Başka masaya uzun bakılmaz.
97. Masadan kopuk muhabbet edilmez.
98. Çiftler el ele tutuşmaz, oynaşmaz.
99. Sallanan masada içilir, sallanan insanla içilmez.
100. Bunlar kendiliğinden olur, kasarak yapılmaz.
Bu meret öyle bir merettir ki,
acıyla içilir,
tatlıyla içilir,
neşeyle içilir,
ağlayarak içilir,
kavunla içilir
peynirle içilir,
ikisi birlikte çok güzel içilir,
yemekle içilir,
mezeyle içilir,
suyla içilir,
susuz içilir
sodayla içilir,
şalgamla içilir.
Ama işte,
Bir tek salakla içilmez!...

20 Eylül 2017 Çarşamba

Tivitırcı Kızlar..Kızlarımız..

Kübra,Büşra ya da Rümeysa..

Her sabah üşenmeden maşaladığı,koleston 6.4 saç boyası saçlarıyla çektiği ,en masum profıl fotosu ile sosyal medyada 10 twitinden 3 ünde "evlililik mi?benden uzak olsun...allaamaafaza.." mesajı verip,sağa sola "ben evde kaldım ama umrumda değil çünkü gencim,güzelim,ekonomik özgürlüğüm var "  imajı yaratmaya çalışır.Fekat bi taraftan pinterest'te gelinlik modeli bakarken de içten içe "halamın kızı bile möhendislik okudu 2 senedir işsiz hıh" diye iç motivasyonunu yükseltir...yaş aralığı 23-28 arasıdır..Ekseriyetle çalışma hayatına yeni atılmış,meslek sahibidir ve hergün işini çok sevdiği ya da çok çalıştığı ile ilgili bizi hiç ilgilendirmeyen twitler atar...ve tabi ki asla apolitik değildir.Şeyma Subaşı ve türevlerini instagramdan takip etse de twitter'da renk vermez,ideolojik ,entellektüel profillerden genelde çevresinin siyasi görüşüne yakın olanları takipler.Eğer aşk romanları ve dünya klasiklerinden öte geçmemiş bir kitap zevki varsa da  araya da birkaç şair alıntısı serpiştirir malum gece  olunca duygusal mode on olur bu tiplerde,iki şair alıntısıyla bilinmeyene göndermeler yapar eksreiyetle...

Gizemli  Gizem...

Kübralara göre bir üst sınıf insanıdır,tepeden toplu saçlarıyla,denize karşı oturarak arkadan çektirdiği profıl fotosu ile merak uyandıran  ,ne idüğü belirsiz bir kızımızdır.Ne iş yaptığı bilinmez,özel hayatı pek anlaşılmaz çünkü genelde siyaset yapar.Genelde uluslararası ilişkiler ya da siyaset bilimi mezunu olup 7/24 mevcut düzene karşıdır.Çok fanatik olmasa da kesin tuttuğu bir futbol takımı olup,maçları izlemese bile maç günleri retweetleri yapmaktan geri kalmaz.Bi nevi taraftar gazetesi gibidir atılan golleri ve transferleri ondan takip edebilirsiniz.

Kod adı Neriman...

Bu kızımız kırklı yaşlarını epeyce geçmiş,güngörmüş,hayatı yalayıp yutmuş bi ablamızdır.Şen kahkahalar attığı profil fotosu ile içimizi açar..Hayatı ciddiye pek almaz,varsa evdeki kocayı sallamaz 7/24 twitterdadır,her konuda bir fikri vardır,trend topiclerden geri kalmaz,siyaset,futbol,magazin ne ararsan onda vardır.Eksik olmasındır.



to be continued (zamanım yetmedi ileride bu yazıya devam edeceğim baaaaaabında..)

18 Eylül 2017 Pazartesi

Move On

Yaz bitti..All together kış tarifesine geçtik. "Ben bitti demeden bitmez" deme..
Havuzuydu,plajıydı,yazlığıydı kapanışa geçildi çoktan..."Nasıl geçti habersiz" dediğin o anason kokulu yaz geceleri yerini yavaştan uzun,sıkıcı, mandalina kokulu kış gecelerine bırakacak yakında..

Tabi yazın bitmesiyle insanın duygu durumunda da değişiklikler olmayacak değil ,sonbahar depresyona açılan bir kapı oluverecek  kimisine..Aman diyeyim böyle mevsimine göre esen rüzgarlara kapılma ,üzülürsün sonra...Bol bol su iç,olumlu düşün,yaprakların düşüşünü keyifle izle ve gökyüzüne bak.Hem ne demiş şair ; "Gökyüzü herkesindir" 

Hayırlısıyla  yarın yeni eğitim-öğretim yılı da başlıyor.Zabağnan yol trafiğini hesapla da çık evden meistercanım,malum okul servisleri filan,yollar kalabalık olur..Pazartesi sendromu yaşama daha işe varmadan..

Yaz-kış demeden dinlenesi  bi şarkı gelsin benden o vakit kapanışta. Buyrun tıklayın  https://www.youtube.com/watch?v=q_e2aKEtW18

Allah akıl fikir versin..

Masalla masalla

Depresyonlu Karganaz sabahın köründe kalkmış ,aynaya bakmış "Hahhaahhayyt ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli bu ormanda"  demiş...Sonuçta o bir ev eşyası masaldaki gibi dillenecek değil ya,aradığınız aynaya maalesef ulaşılamamış..Karganaz cevap alamayınca soluğu avmdeki güzellik salonunda almış...Sabahın köründe kahvaltısını bıle yapmadan manikürünü pedikürünü yaptırmış,kaşlarını aldırmış,tüylerine keratinli bakımı da ihmal etmemiş..Avmde %70 ındırım olan butun dukkanları gezmıs elınde torbalarla evinin yoluna koyulmuş..Tabi yolda midesi kazınır gibi olmuş,köşedeki şarküteriden bi dilim otlu peynir almış.Ay bi bakmış ki trafik felç..Yol üstünde bir dala konmuş,bari şurda biraz soluklanaymı demiş. Kendisi de aslen Van'lı olan Tilkican otlu peynirin kokusunu taa uzaktan almış,hemen yanaşıvermiş dalın altına..

-Günaydın Karganaz Sultan, bu ne güzellik böyle , inanın bakmaya doyamıyorum size. Şu pırıl pırıl ombreli tüylerinize, renginize. Ne yalan söyleyeyim, bu ormanda bir güzel daha yoktur üstünüze.


Karganaz,bi havalar, bi artistik patinajlar,bi küçük dağları ben yarattımcılıklar.Tilkican'ın iltifatlarına  ağzı bir karış açık kalmış...Tabi o anda  otlu peynir hoop  düşüvermiş Karganaz'ın ağzından  Tilkican'ın midesine.Karganaz şokkk...

"-Karaganaz " demiş kargaya Tilkican  "şu sözümü . hiç unutma, kaptırdığın peynire değer: Her dalkavuk çıkarı için över,yüzüne güler, peynirini yer."  
Karganaz'ın aklı başına gelmiş,bir daha güzel sözlere inanıp elindekini kaptırmaması gerektiğini anlamış...Masal da burada bitmiş...


NOT: Bu masaldaki  kişi ve kurumların gerçekle ilgisi yoktur tamamen fablden esinlenilmiştir  :)

Rest in Peace  Aisopos

17 Eylül 2017 Pazar

Şüphesiz Sen,Sen Değilsin...

SEN  kimsin?

Sosyal medya biona (biyografi manasında) bakarsak ;falancada  siosun (ceo diye yazılır),
Pembesu'nun ve Börülcem'in annesisin ,kocişinin birtanesisin,bankacı,avukat,mühendis vb.

Evet, bir toplumsal rolün,bir işin var ya da bir mesleğin.

Peki SENi  tanımlayan şey bunlardan biri mi?

Eğer öyleyse bunların bir anda yok olduğunu düşün...

...Ne kaldı?

......

O zaman, sen aslında HİÇ misin?





5 Ağustos 2017 Cumartesi

Less is More

Görüşmeyeli ev kadını oldum meistercanım,3 aydır nitelikli işsizim.Dolce vita,carpe diem die hönkürmek istiyom her sabah uyanınca..Ev kadını olmak bir meslekmiş,hergün ajandam dolu mesela;balkon yıkamak,çiçek sulamak,dolap düzenlemek,buzdolabının ustunde bırıken tozlara adını yazmak gibi..tam bir Marie Kondo oldum anlayacağın,evde hergün bişey değişiyo,değişmezse eksiliyo,elime ne geçse atıyorum..
"Dur atma!ben onunla bişey yaparım" Benim adam istifçi,boş paşabahçe kutularını bile  alıp alıp ofise götürüyo,züccaciye gibi oldu dükkan,bi gidiyom evdekı yastık köşe başında.."aaa o benım geçen sene attığım kahve kupam değilmiydi ???" Tam bir birikim uzmanı...annesının evınden yıne asla gıyılmeyecek bı suru sey  getırmıs ,2 yıl oldu evleneli bitmedi daha çeyizi.. Polar nedir ya?sanki Norveç'te yaşıyoz ,her hafta kayağa da gitmiyoz,zaten butun kışı tshırtle gecırıyon bana mı  kastın?

Neyse benım cok işim var kaçıyorum mesıtercanım,daha baharat dolabı duzenlıycem,nasıl olsa artık sık sık gorusucez.Öpering.

Desperately yours

7 Mart 2017 Salı

İçimizdeki Kadınlar

MIYMINTILAR
Bu tiplerin yegane silahı ağlaklıktır.Sürekli mızmızlanırlar,surat asarlar,sebepsiz yere alıngalık yaparlar.Birinden bişey isterken dünyanın en çaresiz insanı imajı yaratarak yardım toplamaya bayılırlar.Bi de sürekli bi yerleri ağrır; "ay midem,ay karnım vs.." Sayelerinde tıp ve anatomi bilginiz gelişir.

KEDİGİLLER
Bunlar öldürücü seksilikle olduklarını,karşı cinse  istediğini yaptırabilecek güce sahip olduklarını sanan insanlardır.Sürekli bununla gurur duyan bir halleri vardır.Onlara göre herkes onlara hastadır,ve cazibelerini kullanarak yaptıramayacakları iş yoktur.İtibar etmeyiniz.

AĞZIBOZUKLAR

Bu çeşitler sürekli argo konuşur aq,Lanlı lunlu  cümlelerle girizgah yaparlar her lafa,en çok da etrafa posta koymaya bayılırlar.Etraflarında bir sürü erkek arkadaşı  vardır çünkü hayatındaki adamlar artık onları karşı cins gibi değil bir Osman  gibi efendime söyliim  bir Mahmut gibi görmektedirler.

to be continued...

27 Şubat 2016 Cumartesi

Kabaramazsın Kel Fatma

Sevgili meistercanım,biliyorsun dünya evinde girdiğimizden mütevellit blog işleri ile dünya işlerini birbirinden ayırdık.
Bu arada yemek,ütü,çamaşır gibi aktivitelerle uğrşırken,kişisel gelişimimi mutfakta tamamladım. Bu 4 ay sonunda " Eksik malzemeyle nasıl kek yapılır" adlı tez çalışmam sizlere örnek ve de afiyet olsun.Öperim.

Dereotlu peynırli Kek

1 su bardağı yogurt
3 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
1 kase beyaz peynir
1 tatlı kasıgı tuz
1cay kasıgı nane
1 cay kasıgı pul biber
1 kase dogranmıs dereotu (varsa maydonoz da ekleyın guzel olur,evde yoktu ben koymadım)
Kabartma tozu (evde o da  yoktu 😁ben de 1,5 cay kasıgı karbonata bı ıkı damla limon sıkıp en son karısıma ekledım) ☺️

Önce yogurt yağ ve yumurtayı çırpıyoruz (tabı kı bir kapta onu söylememe gerek yok)
Sonra azar azar unumuzu (nerden bizim unumuzsa sonucta marketten alıyoruz parası neyse verıp) eklıyoruz.tuzunu,nanesini,pul biberini de koyduktan sonra kabartma tozunu ekleyıp cırpıyoruz..-
Akabınde dogranmıs dereotlarını da koyup cırpmaya devam ediyoruz..
Peynırleri de en son ekledikten sonra kasık yardımıyla şöööyle bi karıstırıyoruz,ben biraz yaglı bi peynırle yaptım cunku evde o vardı 😁 arzuya göre lor ile de yapılır 😋
Karısımın ustune pul biber ekmenizi öneririm.
Önceden 175 derecde ısıtılmıs fırınımıza koyup 45 dk pişiriyoruz.
Sonra fırından cıkarıp yiyoruz.
(Yanında çay demleyiniz) 🎈

Not:
Kek yapanlar bilir,kek kalıbını yağlamakta fayda var sonra yapışır cıkmaz mundar olur..
Öpering

3 Ekim 2015 Cumartesi

Trolle Avlanmak Yasaktır

Balık mevsimi de yaklaşıyo..İnsanın iyisini sözünden,balığın iyisini gözünden anlarım meistercanım,Balık dediğin, bakışları pırıl pırıl olcak, gözlerini öyle belertip bakmıcak (ölü balık bakışı benzetmesi boşuna yapılmadı tarihte).Eti  sert ve nemli olcak,derisi ve pulları dansöz gibin parlayacak..
Biliyosun denizde kum balıkta fosfor...Cilde olsun,beyine olsun herbişeye faydası mevcut. Bak Çinliler üşenmemiş,araştırmış depresyona bile iyi geliyomuş,ona göre...
Ben balığı uzaktan severim fekat hamsinin yeri bende ayrıdır meisterım,Tabi palamut olsun istavrit olsun,bu balıklarımız da ekim ayı itibariyle tutulur,yenilir ve yutulur. Ay ben pişiremem evim kokar felan  diyorsan onun da kolayı var sevgili ev hanımı,Koy cezvene suyu,ekle üstüne sirkeyle tarçını,karanfili  kaynasın dursun,ne koku kalır ne bişey..amaaan olmadı gider dışarda yersin ,hadi afiyetle...

¯`·.¸. ><((((º>`·.¸¸.·´¯`·.¸.·´¯`·...¸><((((º>¸. 
·´¯`·.¸. , . .·´¯`·.. ><((((º>`·.¸¸.·´¯`·.¸.·´¯`·...¸><((((º>

5 Eylül 2015 Cumartesi

Oh The Irony!

Şahsen ütü ile pek geçmişim olmasa da ütü masalarının bi evde olabilecek en tipsiz ve alternatifi çok az olan bir aksesuvar olduğunu yakın zamanda anladım meistercanım.Masa,masa değil,uzay istasyonu,dört bi tarafından bişey çıkıyo,anteni,kablosu,askısı...Açılması ayrı dert,kapanması ayrı..Yetmiyormuş gibi bi de o desenler!!?Papatyalar,güller,morlar,pembeler!
Bence ütü yapmaktan ziyade,o vaveyla gibi şeyi yerinden çıkar,kur,kaldır aktivitesi depresif bişi..Buradan tasarımcılara sesleniyom; sahip çıkalım masaya,kapı arkalarında,gardrop aralarında yatıyo,yazıktır.Şunu bi minimize edin be güzelim,hadii ablası...

öpering

28 Ağustos 2015 Cuma

Bride To Be Yahut Gına...

Sevgili meistercanım düğün dernek olaylarımız var biliyosun,seni ihmal ettim epeydir.Malum yuvayı dişi kuş yapar..Bitmedi gitti nassını satiim..yok çaydanlığı, yok yatak örtüsü,yok kesme tahtası,kavanozu,şekerliği ...ve benzeri...
Kız evi naz evi felan diyollağ ama bence gaz evidir o.Stres biliyon, gaz yapıoyo. bünyeye.Walla şu hayatta  erkek tarafı olcaksın, ben sana söyliim,Detaylarla alaka minimumda."Herşey senin istediğin gibi olacak hayatım" diyerek tüm incik boncuk işleri kız tarafına  kitleme sanatı..Sonra sen banyodaki havluları kırık beyaz mı alsam,koyu renk mi?yoksa sütlü kahve  alsam da banyoya mı uydursam diyerekten depresyona gir....bilemiyorum Altan...

Bunlar yetmemiş gibi bi de kına gecesi geyikleri çıktı başıma..Walla biri daha kına yapıcan mı derse;kafama kına yakıp en kalabalık  caddede koşucam mor bindallıyla..
Arkadaşım nası bi eğlence anlayışınız var sizin?Bi kere organizasyonun amacı, gelin arkadaşlarıyla evlenmeden şöyle bi doya doya  eğlensin,coşsun vs değil mi? E siz kızı ağlatıcam diye yapmadığınızı bırakmıyosunuz.Hadi  ağlattınız,ee sonra en dandirik şarkılar eşliğinde göbek atmak suretiyle  kıza duygu değişimi yaşatıp  iyice dengesini bozmak niye?Manyakmısınız?Bi kere moraller bozulmuş,makyajlar akmış,daha ne mezdekesi,ne Osman agası? Böyle gel-gitli aktiviteler hiç bana göre değil meistercanım...Bak elin Evropalısının bekarlığa veda partisine dramatizasyon sıfır.Takıyo duvağını,bride to be kuşaanı,amaan ipimle kuşaaam diyo,..En güzeli...

Haydin  selametle...






8 Haziran 2015 Pazartesi

Hop Makinist Film Koptu!

Walla aylardır yazmamışım meistercanım,bugun de arşivle geçiştireyim dedim ama kıyamadım.Yine bi bakayım halini hatrını sorayım dedim.. Ee nassın ,eyisin?Eyisinin ,eyisin maşallah,aklın başında,keyfin yerinde.Ya ne olacağdı,dey mi ?
Beni sorarsan biraz tutulmuşum,akşam ooh negzel püfür püfür esiyo dedik çıktık balkona,soğuğu yedik içeri girdik.Tabi mevsime aldanmamak lazım,böyle havalar çarpar insanı anlamazsın.Zaten bu sene balkonu pimapenle kapatmaya karar verdim meistercanım,kapatıp mutfağı büyütcem,nası fikir?(ben buldum)
Sörvayvırı da kaçırdık akşam,noldu?menüde ne vardı?kim kazandı?bunlar önemli olaylar bilion meistercanım,ben bi tiviye bakayım...Hadi sen de  gir içeri sarkma balkondan, bak allamaafaza....
Gudbay

29 Mart 2015 Pazar

Vat Taym İz İt?

Şimdi bu gece saat üçte yatmak istesem otomatikman saat dört olmuş olucak,böylece nşa*  1 saat az uyumuş sayılıcam,ama saat 2 de yatarsam da, saat üçte saatler bi saat ileri alınacağından dolayı 2 saat fazla uyumuş olucam,izınt it? (kafalar karışık)
Mesela benim adamın saatle filan hiç işi olmaz,saat de takmaz.Saatler ileri,geri alınsa da o keyfi olarak,1 saat ileri yaşayan bi insandır. Saat 18.00 de bulusulacaksa ki onun saatine göre 18.45 e tekabül eder,ben 18.45 e göre hazırlanırım,19.00 da bulusuruz..alıştık artık..
Saatelerin ileri alınmasını sonuna kadar destekliyorum  meistercanım,"Hava karardığında evde ol" felsefesini  özümsemiş bi insan olarak,bu uygulamaya pozitif bakıyorum  ve bu gece saat üçü beklemeden hayata geçiriyorum.

Enerji ve Tabiiki de Kaynaklar Bakanı Zogemeister


*normal şartlar altında  (anlamayanlara)

5 Mart 2015 Perşembe

La Fontaine'den Masallar

Eğlenceyi çok seven bir  Aaztoz böceği varmış.Bu Aaztoz Böceği sürekli saz çalar, şarkı söyler,goy goy yaparmış.E tabi her güzel şeyin bir sonu var,derken güzel, sıcak,goy goylu  günler bitmiş, kış gelmiş... Artık havalar çok soğuk ve yağışlıymış.Aaztoz  Böceği de kronik faranjit olmuş ve artık şarkı söylemez hale gelmiş..Soğuktan çok üşüyormuş ve karnı da çok acıkmış,kan şekeri de pek düşükmüş ..Ama hiç yiyeceği yokmuş,çünkü hep cepten yemiş o güne kadar.Kış için hiç hazırlık yapmamış ama o öyle makara kukara eğlenirken,site komşusu Karınca tüm yazı salçası olsun,turşusu olsun,kış hazırlığı yaparak geçirmiş.Aaoztoz Böceği bunu hatırlamış ve aklına karınca komşusundan ödünç istemek gelmiş; "Karınca komşumdan ödünç yiyecek bir şeyler isteyeyim, hem ne var ağustosta tekrar öderim" demiş.Aoztoz Böceği beyin bedava diyerekten bu düşünce içerisinde karınca komşusunun kapısına gitmiş,kapıyı çalmış. Karınca açmış kapıyı,karşısında açlık ve soğuktan perişan olmuş Aoztoz Böceği 'ni görmüş; "Ne istiyon sabah sabah kodumunun böceği" demiş. "Karınca kardeş havalar çok soğudu çok üşüyorum, üstelik karnımda çok aç ama yiyecek hiçbir şeyim yok. Bana ödünç yiyecek bir şeyler verir misin? Söz veriyorum Ağustos'ta borcumu ödeyeceğim sana, " demiş Aaztoz  böceği. Karınca; "Neden yiyecek hiçbir şeyin yok, bütün yaz ne yaptın sen?" demiş .Aaztoz Böceği çok utanmış, çok mahcup olmuş (halbuki orjinalinde yüzsüzün teki bir böcekmiş kendisi) "Şey, ben bütün yaz saz çaldım, şarkı söyledim,kış için hiç hazırlık yapmadım" demiş.Karıncanın tabi tepesi atmış; "Madem öyle tüm yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdide oyna o zaman lililili " demiş karınca ve "tak"  diye kapıyı Aaoztoz böceğinin yüzüne kapatmış. Aoztoz böceği de  bütün bir kış tembelliğinin cezasını çekmek zorunda kalmış..
Sevgili meistercanım bugün size edebiyat dünyasından bir eserle seslendim...Çok yakında adı bende saklı bir siteden gelen teklifle daha geniş mecralara ulaşmaya niyetliyim..Hadi hayırlısı..





2 Mart 2015 Pazartesi

Faideli Bilgiler - Vol. II

Hellöv meistercanım
Bugün sana yakın zamanda yaşadığım bir deneyimimi paylaşıcam; "Susuz manikür" .O da ney dedin dey mi?He aynen ilk duyduğumda ben de öyle dedim ama biliyon yeniliklere çok açık biri olduğumdan hemen deneyeyim dedim.Hani pastanelerde kuru pasta doldururken takılan eldivenler varya onu düşün..heh düşündün mü? (öyleyse varsın) iste onun içi kerantinli kremli dolu olanını düşün,. (fazla mı zorladım?) işte onu böyle eline geçiriyon, öyle suya sokup mal gibi de beklemiyon.Biraz böyle ovalıyon felan sonra eldivenler etlerini tırnaklarını pamıh gibi yumuşacık yapıyo,Keratin şeysi tırnağı besliyo hem biliyon..ellerimiz beş dakikada servise hazır...sonra mı?ondan sonrası bildiğin manikür işte (ne bekliyodun ki?)

Bir başka faideli bilgiler blogunda buluşmak üzere... 


Öpmüyrum, rujum bulaşmasın.


24 Şubat 2015 Salı

hat çaklıt

Hani küresel ısınıyoduk?Ben hiç ısınamıyom.Resmen iklim depresyonundayım.Evde üç kat örtünüp uyur oldum günlerdir,koca kış üşümeyen ben deelmiydim a dostlar?İşte bunlar hep şokolatsızlık.Çikölat yemeyi bırakınca kimyayı bozduk zaar. Bence bu üşüme değil,çikolatadan uyuşan bünyenin silkinişi..
Herşeyin fazlası zarar biliyon..Bunu fazla yeyincesi vücudumuz da kendi görevlerini yerine getiremiyormuş. diyollağ.He ben pisbooazım illa ki yerim diosan,bitter yersen daha iyi olur,hem tansiyona felan iyi gelir.. Şokolat demişken bunu da paylaşayım....afiyetle...

tıklayınız    https://www.youtube.com/watch?v=34BeaVcBUfw


Bitterly Yours,



10 Şubat 2015 Salı

Gripin Elli Tonu

Ben üşüyorsam hava soğuktur ve kış gelmiştir ya da grip olmuşumdur.Şu an her ikisi birden de yaşanıyor olabilir tabii.Salyangoza evrildim evrilecem..Çekmecemde  envayi çeşit kağıt mendil;sıponç bablısı,losyonlusu,çift katlısı,mentollüsü derken burnumun epidermis tabakası artık yok,Yüzümün ortasında kırmızı bişiyle geziyom.Tat alma duyum zaten körelmiş, Şuan  boeuf strogonoffun oto lastiğinden hiç farkı yok nazarımda.(biz hergün yeriz bunu mesela zengin olduğumuzdan...)

Fısttt!bu burun spreyi de bağımlılık yapıyor diyorlar ama bilemiyorum Altan.. Ben de diyenlerin yalancısıyım.Hiç burun spreyi bağımlısı görmedim hayatımda.Yine de allah razı olsun üretenden,nur içinde yatsın,toprağı bol olsun,allah taksiratını affdskjskajsk...ay ne diom ben yha bak bu ksilometazolin şeysi burun değil beyin damarlarını daraltıyo zaar..

Bu işin ilacı yok beybisi o yüzden boşuna doktora filan gidip,antibiyotikle karaciğerini,böbreğini yorma.Devirecen kendini yatağa,bi şişe de su koyucan başucuna,kalkıp kalkıp içicen,başka yolu yok.
Haaaapşuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu.... (Çok yaşayım ben)

Öpmüyorum gripliyim.

8 Şubat 2015 Pazar

Sadece Bakıyorum.Com

İnternetten alışverişi daha çok seviyorum.Mağazada peşimde birileri dolanınca baskı altında hissediyorum,öyle çabuk karar vermek zorunda kalınca da bir kereden fazla giymeyeceğim bir sürü şey alıp eve geliyorum. Artık ben de böyle deneyip kararsız kaldığım herşeyi internetten alıyorum .Sepete atıyorum,sonra gidiyorum kahvemi içiyorum,dizimi izliyorum.tabi buarada hala karar aşamasındayım...dönüp sepetime bakıyorum hala orda duruyorlar..Peşimde dolanan kimse var mı diye bakıyorum,o da yok..Mesela geçen çok beğenip hem zamansızlıktan ve kararsızlıkta ve de fazla ilgiden bunalıp almadığım ceketi %40 indirimle aynı gün internetten aldım,bi de üstüne hediye çeki şeysi verdiler oldu mu sana indirim %50 (valla yeme de yanında yat meisterım.)
Sonra bi de ödeme aşamasında herşey net,ona taksit var mı buna en fazla kaç var gibi cevap alamayacağın sorular sormuyorsun. Şöyle diyaloglara maruz kalmıyorsun "Ay Zönkkartın posu bozuk,dün çaaardık gelmediler,ona taksit yapamıoz ama Zortkartınız varsa ona üç biz veriyoz iki de banka veriyo ,hadi iki de gönlümden koptu..."
Ayrıca şunu da keşfettim ki kargoyu bekleme heyecanı > mağazada satın alma heyecanı,meistercanım.
Hadi iyi alışverişler

Shoppingly Yours,


1 Ocak 2015 Perşembe

Pasaklı Raziye ve Macera Dolu Hayatı

Pasaklı Raziye ekseriyetle öğlene doğru uyanır.Kahvaltı hazırlamak gibi bi derdi yoktur çünkü kocası çoktan aç aç işe gitmiş  olur.Zaten pek mutfağa girmeyi sevmez.Öyle düzen tertiple de fazla işi olmaz.Kişisel bakımına dizilerden fırsat bulursa zaman ayırır fekat uçları soyulmuş ojeleriyle de doğal ortamında haftalarca yaşayabilir.Dizi demişken eski,yeni bütün dizileri bilir,dizilerdeki karakterlerin soy ağacını ezbere sayar.
Çamaşırların uzun süre yıkanmadığında kendi kendini temizlediği,mobilyaların üzerinde biriken tozlarının onlara yaşanmışlık kattığı  fikrine,saç tellerinin  banyo küvetinde serbest dolaşım hakkına inancı tamdır.
Ev işiyle de pek alakası olmadığından mutfakta un mu bitmiş,banyoda yumuşatıcı mı  kalmamış bihaberdir Pasaklı Raziye.Sürekli kapınıza gelip olmadık şeyler ister ya da istetir (melaat teyze annemgil varsa bi kase pirinç istedi pilav yapcaağmış)
Çat kapı gelmeye bayılır.Tam çocukları okula göndermiş,yatakları havalandırmış,akşamdan ısladığın fasulyelerini pişirmeye girişimişsindir,şıp diye damlar.Kahveydi,çaydı,alt kattaki Neriman denen kadının  dedikodusuydu derken günün en verimli saatlerini çalıverir. Fekat bunun evine gitsen bi bardak çay içemezsin, (artık mutfakta ruj lekeli bardak mı ararsın,kurumuş domates soslu servis tabağı mı bilmem) Bulaşık makinasına tabak çanağı  çalkalamadan öyle kiriyle yağıyla koyar,gerçi pek yemek pişirmediğinden evde fazla  bulaşık da çıkmaz, o yüzden makinayı haftada bir çalıştırır yani ekonomik kadındır...Bu yüzden kocası da Raziye'yi pek  sever,onu hep hoş tutar. Böyle mutlu mesut pasaklı yaşar giderler..

                                                         
(Bu hikayenin gerçek şahıs ve kurumlarla :) bir ilgisi yoktur,tamamen hayal ürünüdür)


                                                      - THE   END -

29 Aralık 2014 Pazartesi

Faideli Bilgiler

Hellö  sevgili ev hanımı..
bugün sana mıtfahla ilgili pratik bilgiler vericem...sorarsan bende  pratik yok,hala teorik aşamadayım...ama önemli olan mantığını bilmek işin.

Siz ev hanımları,bılaşıh makinasında  turşu yapılabildiğini biliyormuydunuz ecebağ?Ben de bilmiyordum,yeni öğrendim..Bak şindi; öyle koyup haftalarca mutfağın köşesinde bekletme derdin yok meistercanım..hazırladıgın kavanozları makiaya yatay vaziyette yerleştirip ağşamınan makinayı  en uzun ayarında çalıştırıyon (iki buçuk zaat felan) yıkama olayı  bitince,zabağnan kavanozları  bılaşıh makinasından çıkarıyon,Tabi turşu dediin öyle elma gibi  yenmez sevgili ev hanımı..Dizilerden vakit bulup akşamdan  ısladığın bi nohut,arzuya göre bi kurufasulye bunun pezevengidir afedersin,E yanına da hayvan deelsin ya bi de pilav yaparsın heralde,..Nassı?Turşu yapımı artık çoh pratik deyy  mi?

Pilav demişken beyin pilavı çok seviyo ama pilavın tane tane olmuyor mu?Ya da yeterince beyaz değil mi? Bu herif bu  yüzden seni sürekli ezikliyor mu?Kayınvaliden akşam yemeğine çağırdığında inceden sana laf mı zokuyor? Artık son! Pilavını pişirirkene tencerenin içine incecik dilimlenmiş bir limon koy,yine tane tane olmuyosa,pirinçleri tek tek pişir..Baktın yine olmadı,sen bu adamı boşa kızım,Ne bu canım?Bi pilav için yapılacak şey mi,boşansın da (mecazi olaraktan yani) semerini yesin ya da gitsin anasının evinde zıkkımlansın,dey mi?
Neyse sevgili ev hanımı,asaplarım bozuldu,sen bana bakma. Nihayetinde zamana endeksli dünyamızda bize zaman ve motivasyon kaybettiren her skimsonik işin bir pratiği vardır,bunu unutma.
Öperim..

İyi pazarlar..

21 Aralık 2014 Pazar

Kalın Giyininiz

Winter is coming geyiği yapmıycam tamam ama kış resmen geldi meistercanım,uzun kış gecelerinin bol karbonhidratla besleneceği bir döneme giriyoruz.Kele dün gece kestaneyle sezonu açtık evde,hiç de sevmem kestaneyi,ıııh bööle sası sası.
Yazdan verdiğin kiloları almaya hazır ol,geceler uzun artık.(iki  yıldır içine giremediğim kotum var gardrıopta.Benim adam yırtık jean sevmiyo diye giymiyorum sanıyo ama yanılıyo,işin aslı  öyle deel,iki kıştır giremiyom ben onların içine,Dolapta ayrı bi bölüm oldu  zaten "10 kilo verince giyilecekler bölümü" diye..Maybe one day...)

Sıcaklık 8 derece felan düşecekmiş diyollağ,demek ki benim için ideal seviyeye geliyor,Kazakla dışarı çıkıp,tshirtle eve dönüyom  aralık ayında.Allamaafaza  menapoza girecek olsam  yanlıslıkla, kombinezonla koşucam sokağa nassını satiim.Bi de bankada tepemde  21 derece klimayla çalışırken her allan günü "ayy bura çohh soook sen üşümüyomoson?" geyiğiyle boğuşuyom yıllardır (üşümüyom la üşümüm,yanıom ben,kanım sıcak,kanım deli sormayın daha) Benim reseptörlerim böyle çalışıyo işte,

for your info ( bunlar biline) : Bugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Latincede Janua coeli diyollağ buna) Ulu Ana Tanrıça Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “Tanrıların Kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. (January burdan gelio demek ki,..hm mantıklı) Kış gündönümünü altın anahtar ile,,yaz gündönümünü ise gümüş anahtar ile...


Sevgili meistercanım üşümemeniz,soğuğa karşı daha dayanıklı olmanız dileğimle,

öptüm. k.i.b bye.




                                                                   Zoge  (temsili foto)

2 Aralık 2014 Salı

Beyaz Giyme Söz Olur

Hay biçııız!
Naber beybiliboyz ve de girlzzz? Uzun aradan sonra böyle yavşak bi girizgah yapayım dedim.
Yağmurda yürüme dersi almaya karar verdim meistercanım,varsa öyle bi workshop felan bilgim olsun,neyse parası vericem yürüycem.Arabadan iniyom,3 adım atıp bankaya giriyom,bi bakıyom pantolon paçaları 101 dalmaçyalı olmuş,nerdeyse sırtıma çıkacak.Kozmonot edasıyla yürür oldum sokakta.Peçeteci gibi elimde ıslak mendille geziom,ay çorabıma mı sıçradı,yok ayakkabım mı battı.Her akşam bot, paça temizleme şenliği banyoda (hayır konakta çalışanlara da izin verdim bu ara yoksa poroplem değil yaanee)
Yarın  işe giderken Neil Armstrong yürüyüşü stilini deneyerek insanlık için küçük kendim için böyük bir adım atazaam.

Öpering.

Dinleyin
http://www.youtube.com/watch?v=vZRL0nGYzJw

29 Ekim 2014 Çarşamba

Günün Anlam ve Önemi

Günaydın Beybisi
Cumhuriyetin 91. i yılını kutluyoruz bugün,sen hala uyuyon..Millet olarak uyanamadık gerçi sen de haklısın..Kalktım zabağnan bayrağımı astım,elime de iki bayrak alıp instaya fotolarımı da koydum,görev tamamdır,
Cumhuriyetin en güzel yanı 1,5 gün resmi tatil olması..Mesela şimdi saltanat olaydı,ne yapacatık bu 1,5 gün çalışacaktık,Şimdi bak ister kuaföre git,avme git,ister al çoluğu çocuğu bırança git..Kışlıkları mı çıkarıcan evde,koltuk mı silicen,soba mı kurucan; al sana tatil hem de 1,5 gün,boru değil,soba borusu hiç değil!
Yani iyi ki Cumhuriyet var diyorum ben...Çok iyi de oldu çok da güzel oldu böyle..
Ben pazara gidioom,hadi öptüm..İyi bayramlar..
Öpering.



Dinleyiniz  http://www.youtube.com/watch?v=bEiRWvFMcFE

17 Ağustos 2014 Pazar

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Eskisi gibi olmadı hiçbirşey o geceden sonra..Hep birşeyler eksik kaldı...
Sokaklar değişti,insanlar değişti..Artık ne sevdiklerimiz vardı dokunabilecek,ne de tanıdıklar yolda selamını alabilecek...
Doğa verdiklerini uykuda geri aldı bizden...
Yaşadığımıza hiç sevinemedik..
İsyan mı? Onu da edemedik..
Yıllar geçti ama hep yeni ,hep taze acısı...
Yerine dikilse de yenileri yıkılan taşların,altında bıraktıklarımızı  hiç unutmadık...








3 Ağustos 2014 Pazar

Nem Var Nem

"Sen blog yazmıycan mı?"He he yazacaam da anasını ağlattın bilgisayarın format ata ata,nası yazayım,haftada bir bişi yüklüyoz..bi de çakma windows mu yükledi nedir,hergün uyarılıyom acınca pc i,bilmem ne sahtekarlığına maruz kalmış olabilersiniz deyu..Sonra bu yavaşladı yıaa deyince ,"önüne gelen herşeyi indirmeye kalkıyon "  oluyo..hasbinallaaa

Bu küresel ısınma ne zaman durcak ecebağ,klimaya bağımlı yaşar olduk nassını satiim,saç kurutma makinasını klimanın altında çalıştırır hale geldim...Bi de bu sıcaklarda, artık ikrah getiren "düğün ne zaman" "düğünü yaptın mı"  sorularıyla bunaltılıyorum..Ne meraklıymışsınız la cemiyete..Bari şuradan açıklık getireyim,düğün müğün yok kardeşim,dost hayatı yaşıyacaz biz ,böyle iyi.. (şaka şaka)
Hava sıcak hava,ondan yapmıyoz düğün filan.Kırda bayırda nemden ölelim mi ailecek?Nem var nem,nem olmasa iyi de....Bekleyin az havalar soğusun..bak aooztozun  ikisi yağmur sel götürüyo,kırda düğün yapcam diye rezil mi olayım..karasal iklimde yaşıyoz herhal,Miami'de deel..
O yüzden meraklılara burdan da basın açıklaması yapmış olayım bu sıcakta düğün olmaz,makyajm akar,saçım tutmaz...he davetiye verirsek zati haberinizi olur,he vermezsek de sağdan soldan duyarsınız,sıkma tatlı canını..

Nem var nem...Norveç'e mi yerleşsem? Ben bunu bi düşüneyim....
Öpering...

5 Nisan 2014 Cumartesi

Sandıktan Babam Çıksa Yerim

(taslakta unutulmuş bir yazı(k)...güncelledim ya la)

Hellööv maystırcanım..Uyuyamadın mı yohusa sen de?Biliyon yarın seçim şeysi var,zabağnan sekizde başlıyo,ağşam beşe kadar sürüyo..bi genel seçim adrenalini yaratmasa da zabağnan açılışa ilk olarak  iştirak etmeyi düşünüoom..sonra ağşama kadar uyuyup,uyanınca sandıktan neler çıkmış heyecanını yaşayazaaam..oh la la...Çoğşükür  seçim yasağı var da kafalar serin bugün..walla türkü bara döndüydü memleket haftalardır..



Pin Up:  Oy kullanmaya giderken bunnarı unutmayın.

  1. nüfus cüzdanı
  2. seçmen kağıdı
  3. gezi parkı
  4. berkin
  5. ayakkabı kutusu
  6. twitter yahut youtube....


21 Mart 2014 Cuma

Sözün Bittiği Yer (Nişan)

Eee ne var ne yok meistercanım görüşmeyeli...beni bilion..geldiler istediler.Babamgil "yetti gari ossdört sene ben baktım biraz da siz bakın" dedi,verdi...Kız isteme-söz-nişan 3 ü birarada yaptık...eko-paket...zamandan tasarruf...zati hiç hazzetmem cemiyet işlerinden ezelden beri bilirsin..
Amaan walla evde organizasyon işleri zor deyom sana hacı...Eve nası sığacaz deyu yedim adamın beynini 2 hafta; o gelsin bu kalsın,onu düğüne çağırırız,öteki yabancı deel gelme desek alınmaz..vs..Zati bunlar bi hane beş kişi,hadi bebeydi gelindi oldu mu sana yedi..e bunun daha aile büyüğüydü,eş dost eşraftı derkene,e biz de  "kız tarafıyık çoğunluk hakkımız" diyerekten olduk ossbeş kişi (biraz egzajere etmiş olabülürüm).
 Her ne kadar (bitişik mi yazılıyodu la?) şatoda da yaşasak koca salonda bi tane koltuk takımı var,konu komşudan sandaleye ister hale geldik,skandallllll..
Kız isteme faslımız zati  traji komik..Annem de bütün gece otur otur,tam sadede gelecekler sen kalk git lavaboya (lavabo diyince daa kibar oluyo yeaa) Sebebi ziyaretimiz  filan derken,leenn anam yok ortada..."Anneaaa istiyollaaağ beni nerdesin"  deyom içimden...kadın yok...Babamda tık yok..noluyoo len dedim..."Bana ne sayılmaz anası duymadı bi daa isteyin" ..Hönk?  Hani ataerkildik  biz noldu birden...?
Hadi verdiler kızı,bekliom ki yüzükler gelsin...Paşa dedemden hatıra dokkızyüzyirmibeş ayar tepsiye dizmişim gül yaprakalrını,kurdelalı yüzükleri,makası felan,gele gele boş kutu gelmedi mi salona..Leen evde kaldım kalacam nerde yüzükler??Kendi tepsisini kendi getiren hevesli gelin oldum ya la...Fekat yüzüklerin takılma anını hiç hatırlamıom,o salondaki ossbeş kişiyi  kaç kere öptük onu zati hiç  bilmiyom,bi benim adamı öpmedim o şuursuzlukla..
İşte bööle maystırcanım,ilişki durumunu güncelledik..hee nişanlandın da noldu,hayatında bişey değişti mi diyosan,walla bi değişiklik yok hala çemkirspora devam.insan yedisinde neyse osdördünde de O..
Eheh.. darısı başına deyom,hasretlen öpüyom..gubbay...

18 Ocak 2014 Cumartesi

Lütfen Aldığınız Kiloları Yerine Koyunuz

O götiçi kadar spor salonlarına bi hevesle yazılıp iki kere gidiyonuz sonra sağda solda sağlıklı yaşam benden sorulur,ben sporcunun zeki çevik ve de ahlaklısıyım diye ahkam kesiyonuz..Kimi kandırıyosunuz ecebağ? Sanki bilmiyoz evde bi oturuşta yarım tepsi böreği,iki dilim tiramisuyu götürdüğünüzü..
Hayatında bi ortaokul lise takımında yedek oyuncu bile olmamışsın,otuzundan sonra koca parasıyla spor salonuna üye olmuşsun bi de 6 aylık peşin vermişssin,spor bi yaşam biçimidir eki eki eki...havan kime güzelim?Sen günde kırkbeş dakka  iki göt kıvırdın diye sporcuysan,elvan abiyle gezsene ne iş yapıyo?
Hee senin atarın kime Zöge dersen,kendime aga..6 aylık üyelik parasını kaç kere yaktın da bi kere 3 gün üst üste gidemedin diye bi sor bakem (cevap veriyom: bilmiyom)

Kanka dedi gidelim yazılalım spora dedi, iki hareket edelim,endorfin seratonin efendime söyliim bilimum faideli hormonları salgılayalım dedi..İyi dedik maaşı alınca giderik..(bakarsın unutur bi ki güne) Evin altında beleş spor salonu var aga,niyetim olsa iki merdiven inip koşup zıplayacam.Neyse bakıcaz artık,bi gaza gelmem gerekiyor artık meistercanım..

Fitness Fücursly Yours,

14 Ocak 2014 Salı

İnşallah Canım Ya

Hafta yedi ,adam sekiz gün bizde..Utanmasa benden önce gelecek eve..Kapıdan giriyom peder daha hojgeldin demeden,noldu Can niye gelmedi yemeğe?Öteki, fırında İzmir köfte yaptım Can  da gelseydi...Hee benim de günüm iyi geçti,işte napıcan piyasalar,pariteler felan..
Bi de bu bize gelince,bizinkinler Sindirella'nın üvey annesi adeta; "Çocuğun çayı soğudu,yenisini dök,sırtına yastık koy,balkonda üşümesin omzuna hırka ver". Bebe mi la bu,alıştırıyonuz daha şindiden adamı?Hee yarın bigün ben uğraşıcam tabi kaprisiyle bilmem nesiyle bunun..tabi size havaoş.. Ben mutfakta,çay koy Zöge,tatlıyı servis et Zöge,içerde bi muhabbet bi kahkalar..gençliğimden bezdim la...

Gençlik derken ossdörde bişi kalmadı mesitercanım,şurda sayılı günler var yani..hemen öncesinde de yıldönümü şeysi felan..Bu ay bayağı celebrate good times,come onuz..hadi bağalım..

 Dinleyiniz..ben sevdim..   http://www.youtube.com/watch?v=VvRVu78IHHo


Öpering

27 Aralık 2013 Cuma

Grand Opening

Başlığı görünce bişi bekliyo zandın deymi maystırcanım..walla gördüğün gibi bi değişiklik yok geyikler,boynuzlar  felan hep aynı .tasarım yapcak vakit mi var la..böyle gider bi kaç ay daha,bilemiyorum Altan...
Son bi uğrayayım dedim yıl bitmeden..geçen hafta bi kapanış yapar gibi oldum ama el alışkanlığı işte,istatistiklere bakarkene yazasım geldi yine..
Tadilat dolayısıyla kapanış kararıma binaenaleyh validem daha öztürkçe yazılar beklediğini ifade buyurdu fekat bu arzusunu yerine getiremeyeceğim hususundaki teessürlerimi  zat-ı şahanlerine tebliğ ettim (ööaaah..bitti mi cümle?)  Malzeme bu hacı napcan,okuyacan...

Eş dosttan gördük duyduk ki alantronik tribüşon trendy olmuş..aman ben de geri kalmayayım diyerekten hemen verdim gecenin onikisinde siparişi..2014'te yeni mottom "mantara son!"  meistercanım..Bundan böyle mantarı kırıldıydı,parçalandıydı,şişeye kadehe saçıldıydı yohartık.oda sıcaklıgından tut şişe sıcaklığına kadar hepsini ölçüyo hınzır..tek şarjla nerdeyse otuz şişe açabiltesi felan varmış.
Adama dedim eve şahane bi alet aldım bil bakalım ne dedim..zati bilemedi de,bi de üstüne bokladı.Bi menemen yapma makinası,bi elektronik yumurta soyucu yokmuymuş?Yokmuş..E onu da sen yapıver..Çakmakla bira açıp içen adama ne soruyon ki zaten...bilemiyorum Altan...
Bu haftayı kız kıza kutlamayla bitiridik canımslar..iyi de oldu,güzel de oldu...Özlemişik...

(not: bışbıkınımız bugün ziyarete gelmiş,cnm ya..görüşemedik..)




17 Aralık 2013 Salı

Save The Last Blog For Me

Kapattık abisi..Yeni yıla kısmet...artık bakcaz...yeni yıl yeni konsept diyelim...
Şimdilik bu kadar..ikibinonüç kapanışıdır...
Herkese hayırlı kırismıslar şindiden...
Öpering.






3 Aralık 2013 Salı

Me,Myself & I

Tek çocuk olmak şu hayatta bi lüks hacı..ossüç yıldır bunu bilir bunu söylerim..kral gibi yaşar gidersin alemde..büyürken kimse sana ablalık abilik misyonu yükleyip daha kendin bile çocukken başka bir çocuğun sorumluluğunu yıkmaz..sen daha adını bile yazamazken kimse  "aa sen ablasın vik vik" diye sana çocukluğunu unutturmaya kalkmaz..kimse sen üzülme kıskanma ya da kendini ötekinden az biraz daha özel hisset diye samimiyetsiz sevgi gösterileri yapmaz..en sevdiğin oyuncağını kimseyle paylaşmak zorunda kalmazsın,bi de anne babanı..Onlar da rakibin olmadığından hayatta en çok seni severler...Tek çocuksan,kendi kendine yetmeyi öğrenir,yalnızlıktan tek başına oyunlar uydurur,yaratıcılığını beslersin..anne baba çalışıyorsa,bütün gün evin sahibi sadece sen olur,istediğin haltı yersin..
Diyeceğim o ki bir numero olur,on numero hayat yaşarsın..

Individually Yours,




                                                                       (temsili resim)

1 Aralık 2013 Pazar

Jurnal I

Zaman çılgınca geçiyor meistercanım,bak bi ay olmuş tek kelam yazmamışım..eş dost sevgili iki satır bekler olmuş..Ee nası gidiyo hayat hacıt,neler yaptın ben yokken?Walla beni sorarsan,bilion işi gücü değiştirdik,mutlinasyonele geçiş yaptık (çok iyi de oldu,çok güzel de iyi oldu) Rahat mı battı diyen de oldu,çok iyi yapmışsın hayırlı olsun diyen de..bakalım görüciiiz zamanla..şimdilik alles gut..

Benim adam iyice emekliye bağladı işi; "Açım,kalk bırança gidek" diom,"dur en güzel yerindeyim bi yarım saat daha uyuyiim" dio..iki saat daa uyusan zati ağşam yemee yicez,ne kaavaltısı..Garfield oldu çıktı,ver yatağını yemini suyunu ,evden dışarı adım atmasın..İlk günler eve sokamıyodum bunu la,walla nerde,ne ediyo deyu,kovalamaktan fenalık geldiydi..Ağşamınan bırakıyodu iş çıkışı eve,sonra bi sosyalleşme bi sosyalleşme...yok arkaaşlarla kahve içiyoz,yok iki bira içip kalkcaz,yok bilmem kimler toplanmış bi çay içeyim uğrayıp vs...bitmez olduydu gezentiliği..Şimdi yalvar yakar çıkar oldu sokakalara..

Aralık ayı  geldi bak,koca yıl bitiyo..hayat çabuk geçiyo geyiği de yapayım yeri gelmişken..Ee yılbaşında ne ediyon hacı?Walla hergün ayrı bi program yapıp vazgeçiyoz ama bu yıl da evde oturup,meyve soymak var kaderde anlaşılan...

Havalar soğudu,sıkı giyinin,öpering...



27 Ekim 2013 Pazar

Kürkünü Giy Yahut Winter Is Coming

Nabıyon hacıt,iyi uyudun mu? Dün gece saatleri 1 saat geri aldık,bi saat fazla uyumuş gibi oldun dey mi?(halbuki öyle bişi yok,tembelliğinden öyle işine geliyo)Gönül ister ki yılda bir gün değil hergün saatleri bi saat geri alalım,hatta her sabah alarm çaldığında alalım,ama tabi öyle isteyince herşey olmuyo..
Resmen kış geldi la...Havalar artık erken kararıyomuş gibi oluyo,ee sonra noluyo?hepimizde kış depresyonu oluyo..Gerçi millet olarak karanlığa alıştık artık,sıkıntı yok.
Havalar da bi öyle bi böyle,walla tam hastalık havası..güneşi öğlenden görünce yazlıkçı gibi giyinip çıkıyon,sonra yataklara düşüyon..Dikkat et ,bu havalar adamı bozar meistercanım,aldanma her çıkan güneşe..Canımsın.Öptüm.

(madem kış geldi,hüzünler bastı,bööyrun dinleyiniz   http://www.youtube.com/watch?v=MyrUa1iLBdc )

15 Ekim 2013 Salı

Ekimle Kuşağım

Bugün biloğmuzun 1. Yaşgünü meistercanlar..tam 1 yıldır bu satırlarda kah güldük kah afdkjjsadsa..(bu kafada olsam ya ben;gönül dostunuz Zögemeister..)

Bir yıl insanın hayatında önemli bi zaman dilimiymiş la..ne çok şey değişti şu bi yılda..teceler kalktı,ağaçlar söküldü,parklar yıkıldı,andımız yasaklandı,altına yatıran (kıymetli maden açısından) pişman,oyrosu olan mutlu oldu,bu yıl geçen yıldan daha bi demokratikleştik felan...

Zamanı efektif kullan derdi bi yöneticim..(kulakları çınlasın) Bazen dolu dolu geçirdim sanarsın da bi döner bakarsın,içi bomboşmuş meğer anlarsın..O zaman çok yazık olur işte..sen öyle olma meistercanım..vakit nakittir..ikisi de değerli biliyon..herkes söyler de atalar yalan söylemez..

Biloğmuzun 1. yaşı kutlu olsun işşallah diyorum,hepinizi öpüyorum..

İybayrannar





                                             yazar dediğin kaşkol takar :) 1. yaş hediyem


12 Ekim 2013 Cumartesi

Can'a


Senin yokluğun bana yoksulluk;
ekmeğim,suyum hep senin elinden..
sen;kışın üşüyen ellerimi ısıtansın.
yazın kavuran güneşte gölgem yine sana bakar.
sen geceyi ağartansın,
gülüşünle aydınlanır artık burada gün,
kuşlar gülüşünle çırpar kanatlarını göğe,
Ve aslında ben bir merhabanla  doğmuştum yeniden..



22.06.2013







8 Ekim 2013 Salı

Paket Servis

"Türküm!Doğruyum!Çalışkanım.
Yasam;küçüklerimi korumak,büyüklerimi saymak
Yurdumu,milletimi özümden çok sevmektedir.
Ülküm;yükselmek,ileri gitmektedir.
Ey Büyük ATATÜRK;açtığın yolda,
gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım,Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türk'üm diyene."


Ne diyor?
"Doğruyum" diyor.Bu kadar haxızlık,yolsuzluk,adaletsizlik varken doğruluktan söz edilmesindir;yersizdir.Ayrıca çalışkan bir millet olmamız da bir tez değil ancak bir temennidir.Zira tembellikte dünyada 15. sırada bir milletizdir (Malta 1. sıradaymış ya la...)
Kendini bile sevemeyen bir toplumun yurdunu ve milletini özünden çok sevmesi mümkün değildir,bu durumda warlığın da vatana millete armağan olması söz konusu olamazdır.

 Bugün itibariyle resmen  (bkz. 28789 nolu resmi qaste) kaldırılmıştır,çok da iyi olmuştur.Çünkü senelerce okunmuş,okutulmuş,özümsenememiştir,hikayedir,gazlamadır.

Hayırlı İşler,



20 Eylül 2013 Cuma

Bitse De Gitsek


İhbar süresinin kısası makbüldür meistercanım.Hm baktın kısaltamadın,o zaman tadı çıkarılmalıdır..En şukela kısmı,işyerinde elini hiç bi işe sürmeyip  üstüne bi de "hedefler mi tutmuyo?amaan nolcak kovacaklar mı ahahah" kafasında bu süreyi en verimsiz şekilde geçirmeye çalışmaktır.
Bu süre içinde, o güne kadar mesai saatinde yapmak isteyip yapamadığın bi sürü aktiviteyi yapabilirsin,mesela oturup blog yazabilirsin,uzun kahvaltılar edebilir,ofiste oje sürebilir sonra da aa ojem bozuldu diyerek çıkıp manikür yaptırabilirsin..Pazarlamacıysan bugün hiç satış yapamadım,randevu alamadım,müşterim gelmedi gibi şıtresler yaşamazsın..
Buarada zaten işyerinde kimse sizden bişey istemez,beklemez,yapsan da genelde teşekkür etmez,yapmasan da üstüne gelmez...
Ayrıca bütün gün temple run oynuyo bile olsanız,maaşınız tıkır tıkır yatmaktadır,fekat bu da işverenin sorunudur;siz zaten bi tercih yapmış,onu bırakmışsınızdır,işveren sizin hala etinizden sütünüzden yararlanma çabası içindedir (e ne yapsındır)
Ama adam çalışmayacaktır,bellidir.Bu durumda gidene dur denmemelidir,dönerse zaten benimdir denmeli,arkasından su dökülmemelidir.

Öpering.

lökasyon: Zogemeister's


17 Eylül 2013 Salı

Dün Gece Resmini Öptüm De Yattım

Sevgili kadınlar,
Yaz tatiliniz bitmedi mi hala?Aylardır çıplak ayaklarınızı gözümüze soktunuz sağda solda,yetmedi mi?
Hayır, "siz bu sıcakta çalışırkene,ben tatil yapıyom, ahan da bakın bu benim bacağım,bu da size girsin" mi demek oluyo yani o fotolar ecebağğğ?
Anladık sonradan görmesiniz,"beaan tatilee  gittieaaam"  diyosunuz;ona bi itirazımız yok ama midemiz kalktı la artık pedikürsüz ayak görmekten.Ayrıca bi ayak ne kadar estetik olabilir ki?...ayak la bu sonuçta...
Bi arkadaş vardı, kız çıplak ayaklara bakamazdı,midesi bulanırdı;artık instagram kullanıyosa da,şu ayak mevzularından  bırakmıştır diye tahmin ediyom.
Meistercanlarım,yapmayınız,etmeyiniz,yapanlara itibar etmeyiniz,ayağınızı sıcak,başınızı serin tutunuz. (winter is coming)
Öpering.




                                        ben ve macar salamı barnaklarım  (kalp kalp kalp)



16 Eylül 2013 Pazartesi

Bilinçsizlik Özlemi

Anestezi çok acayip bişi..sarhoşluk gibi ama daha bi şıtressiz tabi.Ayağamda otel terlikleri,derin sırt  dekolteli ameliyat geceliğimle  negzel uzanmış yatıyodum ki , Dr. Narkoz geldi sana biraz sakinleştirici vericem dedi, "vir vir" dedim;"bunu almadan uyuyamıyom" .

O zamana kadar herşey net bende,gayet bilinçli bi insan şeklinde bilomberg  tivi  filan izliyom odada,sonrasında çok konuşan bi  hemşireyle kalkıp bi odaya gidiyoz (ya da gitmiyoz),baktım bi yere yatıyo gibiyim (ya da kalkıyo gibi) ; tepemde yeşil elbiseli bi adam pişmiş kelle gibin gülümsüyo bağa."Ne gülüyon hacı açıkta bişi mi gördün la" diyecem,demiyom( malum dekolte derin) Ee noldu,sonra ben yine aynı yataktayım,uyanmışım,gayet sakinim.

O artık nası bi sakinleştiriciyse ,bildiğin sükunetli  bi insan oldum çıktım.Bi haftadır kavga gürültü yok; aşkım balım bebeğim şekli ,anlayacağın kafalar serin.Fekat bu çalışmama olayları çok sıkıcı biliyon mu meistercanım,zabaa kadar otur öğelene kadar yat hiç bağa göre değil bu işler.Beş günde iki sezon kırkaltı bölüm dizi izledim,pc görmek istemiyom  uzun bi süre.Artık şu rapor bitse de işe güce baksak diyom,izınt it?

Unconsciously Yours,

lokasyon : Bahçeci Sağlık Grubu -Fulya

30 Ağustos 2013 Cuma

Some Like İt Hot

Brunette işleri travmalara gark etti beni sonunda,haftalardır ne seratonin kaldı bünyede ne endorfin...Tükenmişlik sendromu gibi bişi oldum.Kendime alışamadım la,bu kim diom,aynalara,vitrinlere bakıom da bakıom.İşte en fazla beş hafta dayanabildim gördün..Beş karış suratla yine oturdum kooğför koltuğuna..dedim "vur oriyali acıma!!" Zokaym natüralizme aga..

Yea bi kere sarı saç güneşi reflekte eder,he edince nolur; bilinçaltımızda efendime söyleyeyim güneşti,altındı gibisinden  etrafa pözitif metaforlar şeyeder,böyle bi yumuşaklık felan katar insana.Bak Rönesans ressamlarına,adamlar,kadınlar bebeler hep sarışın,demek ki bişi var bu işte..sen daha mı iyi bilicen Boticelli'den da Vinci'den..bak Hollywood'a bi marlin mönrööv olsun bi nikol kidmın olsun,bunlar hep sarışın insanlar..
Ayrıca aptal sarışın,çakma sarışın  diye de bişi yoktur,bunlar saçları sarı yapınca Kibariye'nin gençliği  gibi olan hatunların uydurması olup ignore edilmesi gereken söylemlerdir.Teşekkürler.

Blondely Yours,

13 Ağustos 2013 Salı

İyi ki Doğdun (Special Edition)

Bazı insanlara hergün  içinizden  bile  "iyi ki doğdun" demelisinizdir.
Sakıncası yoktur.
Hergün denilebilir.
Hergün sevilebilir.
İyi ki doğmuştur.

Bencil bir temennidir "iyi ki doğdun"
"Mutluuu yıllaaaar saaağğnaaaa" gibi sencil değildir,
ya da "doğum günün kutlu olsun" gibi...
İyi ki doğmuş olması,aslında sana verilmiş bir hediyedir.
Varlığı ile seni mutlu etmiş olmasıdır o doğumu kutlu yapan. 

Yani demem o ki;

Can'ikom;
İyi ki doğdun.
Teşekkür ederim.
Çünkü sen doğmasaydın,bir yanım hep eksik kalacaktı.






2 Ağustos 2013 Cuma

Pregnantly Yours Yahut #direnhamile

Üç çocuğu yapın dedik ama sokakta o göbekle gezin demedik sevgili hamileler.Oturun evinizde gizli gizli yapın bebelerinizi.
Belediye otobüsüne de binmeyin,ön koltukları işgal ediyonuz,sonra hepimiz ayakta kalıyoz bak..Ay ben daralıyom evlere sığamıyom diyosanız,ya az yiyeceğiniz ya da karanlık çöktümüydü beyinizin hususi otomobiline binip şööle bi hava almaya çıkacağnız.
Hem çarşı pazar gezsen nolcak,mevsim yaz,hava sıcak,beyninize güneş felan geçer allamafaza.Arabada klima da var,kaparsın camları,açarsın fanları,sen sağ biz selamet..
Bak ancelina coli'ye sırf görüntü kirliliği olmasın diye evinde bile yapmıyo da hazırından alıyo.(Walla ekonomik kadın şu ancelina;zamandan ve göbekten tasarruf ediyo)Yani özet olarak,beyinle gezicen,beyinsiz gezmiycen meistercanım..

Hoşçakalın!Hamile kalın!

23 Temmuz 2013 Salı

in da Barber Shop

Cağnım oriyalli saçlarımdan vazgeçtim meistercanım,hemi de yazın ortasında..Walla ben de nası oldu annamadım..Şindi depresyona neyim mi girdi bu Zöge diyeceğniz,e onu da dile getiremeyeceğniz biliom ama rahat olun a dostlar..Sıkıntı yok..
Olay şöyle oldu : Öle mesai bitmiş, masamdan mal mal bakınıom sokağa;bi an farkettim ki 15 dakka içinde yoldan geçen ossbeş hatunun yirmisekizi sarışın.Bi aynaya baktım,çok sıkıcı geldim kendime birden.Akabinde eaah yiter bea dedim,ben gidiyom kafayı boyatmaya dedim..Walla bi anda bankadan fırladım "bön söçlörömö böyötöcööğm" diyerekten.O an ortamdaki iş arkadaşlarım ve bilimum kankalarım da beni destekleyince,kendimi bi anda kuaförde buldum,içeri daldım ve  "Beni boyayın" dedim.Hiiiç ayrılamam derkene, 1 saat içinde  brunette bi insan oldum.

Bütün kooğför halkı çoh eğlendik.Bu deli her hafta gelip,çıkmamış diplerine boya yaptırıyo,dipleri çıkmazsa on günde bir gelip saçımı kesin diyo,kaprisin biri bin para,bari boyayalım da şunun kafayı 1 ay gelmez,rahat ederiz deyu neşe içinde sürdüler canlarım fırçayı kafama..
Ee evde de tabi bi bayram havası olmadı deel;ben kapıdan girince 12 yıldır kayıp kızlarını bulmuş ebeveyn gibi sevindiler la..Karı-koca naturalizm tutkunu olduklarından ezeli billah sevmemişlerdi zati röfle olaylarını.
Fekat 5 saat oldu daha alışamadım bu karamelize olaylarına,her yarımsaatbaşı aynaya bakıom "bu kim la?" diom..
Hadi hayırlısı..

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Cholelithiasis

Yıllarca safra kesesini  vöcüdumuza 15 günde bir kese yapan bi organımız olarak biliodum,fakat lakin ki öyle değilmiş.Benimkinin içinde 17 milimlik bi de taş varmış (kendisinin varlığını 5 yıl önce farketmiştik gerçi ama o zamanlar daha ufak tefek bişidi bu,zamanla serpilmiş,büyümüş hınzır) 
Ayrıca safra kesesi kendini bişi zanneden organlarımızdandır,onsuz da yaşanacağı tıbben kanıtlanmış olduğundan öyle kendını bellı etmez durduk yere.Öyle sinsidir ki bu,bi gün bi mide bulantısı, bi ne idüğü belirsiz mide ağrısına benzeyen ama tam da mide ağrısı olmayan  bi ağrıyla  geyik yutmuş anakonda gibi kıvrandırır seni.Sonra bi bakarsın tek taşını kendin üretmişssin...E sonuçta taş alınmayacağından tek çözüm kesenin  alınmasıdır..Yani taş maş  var ise bu kesenin kendisinden mümkün olduğunca hızla kurtulunması gerekmektedir,zira kendisi artık faydasız bi organdır.Faydası olmadığı gibi zararı da olabilecektir.Allamafaza sarılıktan pankreas kanserine kadar başına işler açarmış,tıp dünyasındakinler öle diyollağ..
Herkese sağlıklı günler felan diliyom.

Öpering


                                                          (abdominal profil fotom)


10 Temmuz 2013 Çarşamba

Bakkal Defteri

İftar davetlerinde top patlamadan önceki
sabırsız görüken surat  ifademi çok sahte buluyom.

                               ***

Ben davulcu olsaydım Hello Kitty desenli bahşiş 
zarfı hazırlar ,böylelikle fark yaratırdım,yapardım bunu.
                               
                                ***

Ananem mutfak dekorasyonunda natüralizm temsilcisi 
bi insan;meyve kasesi içerisine yerleştirilmiş çiçek vazosu 
objesini tercih ediyor.
                              
                                ***

"Bende gizli şeker var oruç tutamıyom" 
(g*tüm yemiyo demiyo da..)
                           
                               ***

Bende de gizli şişmanlık var; siyah geyiniyom,yok oluyo.

                               ***
Şov tivi Nostalji Kuşağı yapmış;
Deli Yürrek dizisini koymuş..  (nostaljiye gel,yersen..)

                               ***

Bugün Doğan Çocuğunuza isim -   Kız: İftariye
                                                     Erkek: Güllaç




18 Haziran 2013 Salı

İçindeymişik Yeşilmişik

"Her gezegende olduğu gibi Küçük Prens'in de gezegeninde yararlı ve zararlı bitkiler vardı anlaşılan.Yararlı tohumları yararlı bitkiler,zararlı tohumları zararlı bitkiler meydana getiriyordu.Ama tohumlar görünmezdirler.Toprağın derinliklerinde uyurlar.Sonra birgün bir tanesi uyanmaya karar verir.Önce ürkek ürkek gerinir.Sonra yüzünü güneşe çevirmiş sevimli bir filiz olarak çıkar ortaya.Bu haliyle tamamen zararsızdır.Eğer bu bir turp filiz ya da gül fidanıysa ,dilediği gibi  büyümesine izin verilir.Yok eğer yabani bir bitkiyse,derhal sökülmelidir.
İşte Küçük Prens'in gezegeninde de böyle zararlı tohumlar vardı.Bunlar baobap tohumlarıydı.Küçük gezegeninin her tarafını istila etmişlerdi.Eğer bir baobap filizini zamanında sökmezseniz,ondan bir daha asla kurtulamazsınız.Gezegenin heryerini kaplar.Kökleri toprağın derinliklerine doğru ilerler.Eğer gezegeniniz çok küçükse ve baobaplar da fazlaysa,o zaman gezegen patlayabilir..." *




Günlerdir yazasım yok..bi süre de yazmayacağım..kapattık anlayacağın..Beni biliyosun öyle ciddi şeyler de yazamam zaten..
Söylenecek herşey söylendi..
Biz; uzakta da olsak,duyduk,dinledik,ses verdik...
Onlar; dinlemediler,duymadılar,anlamadılar..
Onlar;suyla kirletmeye çalıştılar...bilemediler..çünkü daha da berraklaştı yıkandıkça zihinler.
Ve biliyoruz,inanıyoruz;
Şimdi daha güneşli,daha yeşil  günler bizi bekler..

Occupyly Yours,


*Antoine de Saint-Exupery - Le Petit Prince

5 Haziran 2013 Çarşamba

Tatil İyi Bişi Bence

Yazmayım dedim memlekette bu kadar mevzu varken meistercanım ama layf gooz on bilion,işleyen demir ışıldar bi yerde..

Bavul hazırlama sanatı ile meşgulüm bugün..Hayatta check listsiz yola cıkmam..Ne konacaksa hepsi listelenir,yerleştirdikçe üstüne tik atılır,şanslıysan ilk denemede bavul kapatılır.
1. kuralı biliyon; giderken içine eşyaları zar zor  sığdırabiliyosan,dönüşte mutlaka kapatmak için üzerine oturman gerekir.O yuzden tıka basa doldurmuycan,mutlaka pay bırakıcan.
Şööle düşün;insanlar da bavul gibi mesela;içine hesap kitap yapmadan herşeyi doldurursun,aa bunda daha çok boşluk varmış der biraz daha tıkıştırırın,sonra bi an gelir,hacmini aşar,yükünü taşıyamayınca ya sapı kopar ya öyle lönk diye açılır;içindekiler dökülür saçılır,sen de kalıverirsin ortada allaamafaza..


He ne diodum..Yine mutlaka lazım olur dıyerekten geçen senelerde bi seyahat ütüsü aldıydım,fekat daha kullanmak hiç kısmet olmadı..en son ütü ile imtihanımı hatırlıyon dey mi,tekstil katili olduydum..Yazın zaten neyi ütüliyecen ki hacıt o sıcaklarda dedim, son anda check lıstten cıkardım..(yani bu sene de kendisinden faidelenemiycez.) Zaten fön makinası da aynı işi görüyomuş la,elbiseyi asıon bole tersınden ,tutuyon makınayı butun kırısıklıkları açıyo..
2. kural; "yöö bön bö ölbösöyö döhö höç göymödöööm kö" dememek için şampuan,vöcut yağı,aseton vs. gibi kişisel temizlik malzemelerini asla giysilerle aynı bavula koyma,en iyisi seyahat halindeykene yanında ayrı bir kaozmeğtik çantası bulundur bunnar için..
3. kural;eğer yazlıkçı değilsen ve bütün hafta elde çitilemeyeceksen, dönüşte kirliler için mutlaka yedek torba al..

Haydin ben kaçanzort meistercanlar,daha çoh iş var..Öpering möpering.

Vacationly Yours,